Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1654 E. 2023/1385 K. – Çek İstirdadı
Konu: Çek İstirdadı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1654
- Karar No
- 2023/1385
- Karar Tarihi
- Konu
- Çek İstirdadı
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait fabrikada 31.01.2014 tarihinde hırsızlık olayı gerçekletiğini ve hırsızların kasada bulunan bir takım çek ve senetleri çaldıklarını, müvekkilinin çalınmak suretiyle zayi olan çeklerin iptali için dava açtığını, davalının davaya konu 30.06.2014 keşide tarihli, 6.000,00 TL bedelli çekin uhdesinde olduğunu bildirerek davaya müdahil olduğunu, çekte müvekkili kaşesi altına atılı gözüken imzanın müvekkili şirket yetkililerin eli ürünü olmadığını, çekin sahte imzayla tedavüle çıkarıldığını, sahtecilik definin herkese karşı ileri sürülebileceğini, davalının meşru hamil olmadığını ileri sürerek, davaya konu çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu çeki bir önceki cirantayla yaptığı faktoring sözleşmesiyle iktisap ettiğini ve iyi niyetli hamil konumunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin, 30.06.2016 tarih, 2014/757 E. ve 2016/565 K. sayılı kararı ile dava konusu çekin davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, soruşturması devam eden hırsızlık dosyası da dikkate alındığında çekin davacıya ait iş yerinden çalınarak sahte imza ile imzalanmak suretiyle davalıya teslim edildiği, hırsızlık olayının mutlak defi niteliğinde olduğu, iyi niyetli olsun olmasın herkese karşı ileri sürülebileceği, davalı tarafın iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 24.09.2018 tarih, 2018/3616 E. ve 2018/5618 K. sayılı kararı ile "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 790 ıncı ve 792 inci maddesi hükümleri karşısında mahkemenin hırsızlık olayının mutlak defi olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesinin doğru görülmediği, mahkemece, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun (6361 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve anılan Kanun hükmünün yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin (29257 sayılı Yönetmelik) 5 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri gözetilerek, davalının dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını, şirketin mali durumuna ilişkin yapılması gereken değerlendirmeyi ve zikredilen Kanun ve Yönetmelik kapsamındaki diğer yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeke ilişkin davalı tarafından yapılan istihbarat araştırmasında çekin risk raporunun olumlu olarak sonuçlandığının tespit edildiği, davalının talebe konu çeki alırken fatura ile tevsik ettiği, bu suretle davalının Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını ve şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirmeyi yaptığı, çeki iktisabında ağır kusurlu olmadığı, kötüniyetli olduğunun ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin davaya konu çeki iktisap ederken yeterli oranda istihbarat çalışması yapmadığını ve gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, sadece faturaya dayalı olarak işlem yapıp faturanın gerçek bir ticari ilişkiye istinaden düzenlenip düzenlenmediğini araştırmadığını, faktoring sözleşmesine dayanak yapılan faturanın Katma Değer Vergisi beyannamesi ve BA ve BS formlarıyla ilgili vergi dairesine bildirip bildirmediği hususun muğlak olduğunu, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çek istirdadı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 29257 sayılı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrası 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.