Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8256 E. 2023/2271 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8256
Karar No
2023/2271
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1223 E., 2021/1462 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/201 E., 2021/504 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı borçlu M. E. ve dava konusu takip borçlusu davalı tarafından 500.000,00 TL limitli 17.08.2017 tarihli kredi sözleşmesinin davalı tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi kullanımından kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davalıya hesap kat edilerek hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine asıl borçlu hakkında Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2019/665 E. sayılı dosyası ile kefil - davalı için ise Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/664 E. sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun kötü niyetli olarak borca itiraz ederek takibi durdurduğundan bahisle davanın kabulü ile Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2019/664 E. sayılı takip dosyasında davalının yaptığı mesnetsiz ve haksız itirazın 259.699,73 TL'lik kısmı için iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 259.699,73 TL'lik kısım için faizi ile ve %5 BSMV ile birlikte takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının haksız olduğunu, söz konusu borcun davalı yönünden hukuken geçerli bir borç olmadığını, eşinin rızasının bulunmadığını savunarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak 17.08.2017 tarihinde imzaladığı, her ne kadar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 584 üncü maddesi gereğince evli eşlerin kefaletinin geçerli olması için eş rızasının aranması gerekmekte ise de, 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinin üçüncü fıkrası "27.12.2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar tarafından yürütülen faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına dair Kanun (5570 sayılı Kanun) kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz" gereğince faiz destekli kredi olan olan davaya konu sözleşme için eş rızasına gerek bulunmadığı bu sebeple kefaletin geçerli olduğu, davalının kefaleti nedeniyle davaya konu borç nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu benimsenen bilirkişi raporunda davacının davaya konu edilen tutardan daha fazla alacaklı olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak davacının asıl alacak 256.155,51 TL, temerrüt faizi 3.219,01 TL BSMV 325,20 TL olmak üzere toplam 259.699,73 TL alacak bakımınından takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,60 faiz ve %5 oranında BSMV yürütülmesine ve ayrıca alacağın dava başında likit belirlenebilir mahiyette olması ve itiraz ile davacının alacağına geç kavuşacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşması nedeniyle hüküm altına alınan 259.699,73 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı bankanın taleplerinin hukuken geçerli olmadığını, davada uyuşmazlığa konu teşkil eden borcun davalı yönünden hukuken geçerli bir borç olmadığını, davalının bu kefalet sözleşmesini imzalarken eşinin rızasını almadığını, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, davalının imzaladığı bu senetten dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, davalının kefil olarak imzaladığı kefalet sözleşmesinin kurulmasının öncesinde veya kurulması anında eşinin bu kefalet sözleşmesine rıza veya onayının alınmadığını, bu hususların yanı sıra müteselsil kefalet durumu varsa bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin kendi el yazısı ile belirtilmesi gerektiğini, söz konusu olayda davalının müteselsil kefil durumunun ayrıca ve açıkça el yazısı ile belirtilmesi gerektiğinden davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalının söz konusu kefalet sözleşmesindeki beyan ve imzasının yaşının ileri olması ve sağlık durumunun iyi olmaması nazara alındığında sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmeden ve temyiz yeteneğinin azalması durumları nedeniyle davalının söz konusu kredi sözleşmesine imzasının alındığını, söz konusu kredi sözleşmesine temyiz gücünün olup olmadığı konusunda doktor raporu alınmadan sözleşme imzalatıldığını, davalının iradesinin sakatlandığı ve söz konusu sözleşmeye atılan imzanın, gösterilen iradenin sakatlanmış olması nedeniyle davalının bu sözleşmeden dolayı sorumluğunun olmaması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kredi alacağı için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 67 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8256, K. 2023/2271, T. 12.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-8256-e-2023-2271-k-1f8a4cd4e8b2