Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/7835 E. 2022/7061 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7835
Karar No
2022/7061
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.04.2021 tarih ve 2020/516 E. - 2021/166 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 1999-2002 yılları arasında 14 kez, karşılığında bono imzalayarak yaklaşık 8.569,00 ABD Doları nakit para aldığını, borç para alışverişi ve bonoların imza edilmesi sırasında davalının müvekkiline hile ile imzalattığı bir bonoyu 30.000 ABD doları yazmak suretiyle sonradan doldurduğunu ve ciro yolu ile diğer davalı ...'e devrettiğini, dava konusu bononun kötü niyetli bu davalı tarafından takibe konulduğunu, müvekkilinin dava konusu bonoyu davalı şirketin hileli davranışı ile imzaladığını, diğer davalı ...'ün iyiniyetli hamil olmadığını belirterek, dava konusu bonodan dolayı davalılara borçlu olunmadığının tespiti ile teminat olarak icra takip dosyasına yatırılan ve alacaklı vekilince tahsil edilen 8.010,00 TL'nin istirdatına, davalılar aleyhine %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olması sebebiyle hile ya da ikraha dayanarak menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının dava konusu bononun hileyle alındığını ileri sürerken, müvekili şirketten maddi sıkıntı nedeniyle borç aldığını ve karşılığında senet imzaladığını ikrar ettiğini, müvekkili ...'ün ciranta olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bononun "malen" kaydı ile düzenlenmiş olduğu, lehtar olan davalı Öğülmüş İnşaat A.Ş tarafından dava konusu bononun davacıya verilen borç karşılığı alındığı bildirilmekle, bononun "malen" olan düzenlenme nedeninin "nakden" olarak talil edildiği, bu durumda ispat külfetinin davalı Öğülmüş İnşaat A.Ş.'ye geçtiği, davalı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketin davacıya yaptığını iddia ettiği nakit ödemelere ilişkin her hangi bir tespitin bulunmadığı, ticari defterde nakit ödemelerin kayıt edildiği kasa hesabında yer alan hareketlerin cari hesaplarda takip edilmediği, bu nedenle defterlerde yer alan nakit ödemelerin kime yapıldığının tespit edilemediği, davacıya ait banka ekstrelerinde ise, davalı şirketin davacıya dava konusu senet tutarını kapsayan büyüklükte nakit ödemesi yaptığına dair bir belge bulunmadığı, icra takibine konu senetlerin hesap ekstresinde yer alan ödemelerden sonraki tarihte keşide edildiği ve bunların da icra takibine konu senet tutarının çok altında olduğu, dava konusu senetteki malen kaydına rağmen, davalıdan 8.569,00 USD doların borç alındığı ve bononun bu borca ilişkin düzenlendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer davalı ... yönünden ise davalı ...’ün kötü niyetini ispata yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, davalıların kötü niyetli olduklarının tespit edilemediği gerekçesiyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, bono nedeniyle açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, diğer davalı şirket yönünden dava kabul edilmiştir. Davanın, davalı ... lehine reddedilmesi nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına aşağıdaki yazılı şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüne ancak kanuna uygun olmayan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 7 nolu bendinin “...davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine...” kısmının çıkarılarak yerine “...davalı Öğülmüş İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş.’den alınmasına..” sözcük dizisinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 6 nolu kısmının çıkarılarak yerine “davalı ... tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...’e verilmesine, davalı Öğülmüş İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına” sözcük dizisinin eklenmesine, yine hüküm kısmına “ 9-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 7.736,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’e verilmesine” ibaresinin eklenerek HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7835, K. 2022/7061, T. 17.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-7835-e-2022-7061-k-4d6b864925a7