Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/9907 E. 2016/7545 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9907
Karar No
2016/7545

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2016 NUMARASI : 2014/891-2016/466 Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/06/2016 tarih ve 2014/891-2016/466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... A.Ş. vekili ile ... ... ... ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 14/12/1999 tarihinde davalı bankanın devraldığı ... A.Ş.'ye 18.000,00 TL yatırdığını, ... .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/... E. - 2010/... K. sayılı ilamı ile, yatırılan paranın aynı gün banka görevlileri tarafından havuz hesabına ardından da başka şahısların şirket grubuna aktarıldığı, kanuna karşı hile yolu ile havale görünümü altında dolandırıcılık suçuna vücut verdiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin birçok yasal yola başvurduğunu, son olarak ilama dayalı takip başlattığını, temerrüt faizinin 91.101,02 TL olarak tespit edildiğini fakat, müvekkilinin 1999 tarihinde 18.000,00 TL ile bir adet apartman dairesi alabilecekken şuan kendisine ödenen 109.101,02 TL ile bu durumun mümkün olmadığını, müvekkilinin hakkının enflasyon karşısında eridiğini, 18.000,00 TL'nin şuanki değerinin 142.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin 11/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava değerini 324.959,75 TL'ne yükseltmiştir. Davalı ... ... A.Ş. vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının herhangi bir munzam zararı oluşmadığı gibi, talep şartlarının da bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir. ... ... ... ... ve ... vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 2, 3/1-k,1, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca, davacı tüketici olup, bankacılık işleminden kaynaklı munzam zararın tahsilini talep ettiğinden işbu davada mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın ... Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... ... A.Ş. vekili ile ... ... ... ... vekili temyiz etmiştir. 1- ... ... ... ...'ye karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ... ... sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ... ...ın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da olmadığından, ... ... ... ... vekillinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı ... ... A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davalı ... ... A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ... ... ... ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/9907, K. 2016/7545, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2016-9907-e-2016-7545-k-589e1f8f3107