Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/7782 E. 2016/7367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/7782
- Karar No
- 2016/7367
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2016 NUMARASI : 2015/480-2016/67 Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2016 tarih ve 2015/480-2016/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, 2006-2007-2008-2009-2010-2011-2012-2013-2014 yıllarına ait şirket genel kurul toplantılarının 24/04/2015 tarihinde yapıldığını, kararların tescili için sicile başvuruda bulunulduğunda şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, şirketin vergi ve sosyal güvenlik kurumları bakımından yükümlülüklerini yerine getirdiğini, faal olduğunu ileri sürerek, şirketin ihyasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı şirketin 2006 yılı ile 2014 yılları arasında genel kurul toplantılarını yapmadığı hususunun sabit olduğu, şirketin yasal prosedür izlenerek sicilden terkin edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7/15. maddesi gereğince haklı bir sebebin varlığı ileri sürülüp kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir. Dava, TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince resen sicilden terkin edilen davacı şirketin yeniden ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, işbu davayı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince 31.07.2013 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilen şirket açmış olup, dava tarihi itibariyle şirketin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Aktif husumet ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nin 114/d maddesi gereğince dava şartı niteliğindedir ve aynı Kanun'un 115. maddesi gereğince davanın her safhasında ve re'sen nazara alınması gerekir. Bu durumda, mahkemece, davanın aktif husumet ehliyeti yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK’nın 436. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün açıklanan değişik gerekçeyle ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.