Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/15401 E. 2016/7381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/15401
- Karar No
- 2016/7381
MAHKEMESİ : ... .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2015 NUMARASI : 2013/363-2015/318 Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2015 tarih ve 2013/363-2015/318 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/09/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... .. Bölge Müdürlüğü nezdinde ihale sonucu aldığı işe ilişkin olarak davalı sigorta şirketi nezdinde "İnşaat Tüm Riskleri Sigorta Poliçesi" yapıldığını, davaya konu yol yapım inşaatının olduğu yerde heyelan meydana geldiğini ve yolun zarar gördüğünü, davaya konu inşaattaki hasarın birden fazla hasar olarak değerlendirildiğini, oysaki hasarın tek olduğunu, zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda müvekkilinin almaya hak kazandığı tazminatın 631.050,52 TL olarak hesaplandığını belirterek, 630.050,52 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın poliçe ile teminat altına alındığı, hasarın sigorta süresi dahilinde meydana geldiği, Nisan ayındaki saha kontrolü sırasında hasardan yüklenicinin haberdar olduğu, yolda meydana gelen hasarın yolun yarma tarafındaki taş istinat duvarının yıkılması ve yolun dere kenarındaki bölümünde kayma çökme ve oturma şeklinde olduğu, hasarın 200 metrelik alanda meydana geldiği, davacının hasarın oluşmasında veya artmasında etken olabilecek ihmal, kusur ve kastının olmadığı, sigorta kapsamında iş alanında meydana gelen heyelan olayı sonucu oluşan şirket zararının 631.050,52 TL olduğu, hasardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, ekspertiz tarihi olan 19/08/2013 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü gerekçesiyle, davanın asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, İnşaat Tüm Riskleri Sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesine göre sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu sigorta sözleşmesinde sigortalı olarak ... ... Bölge Müdürlüğü gösterildiği gibi, poliçedeki lehdar klozunda ''lehdar işveren idare olup hasarlar idarenin yazılı onayı ile müteahhide ödenecektir.'' ibaresinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece ... ... Bölge Müdürlüğü'ne davaya muvafakatı bulunup bulunmadığına ilişkin yazıya verilen cevapta kurumun sözleşmeye dahil olmadığından görüş beyan edecek bir husus bulunmadığı ve kurumun davacı firmadan alacağı bulunmadığı bildirilmiş olup yetersiz olan yazı cevabı muvafakat olarak değerlendirilemez. Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle ... ... Bölge Müdürlüğü'nün tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için davacıya muvafakatı sağlamak üzere süre verilmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.