Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/9456 E. 2013/13078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/9456
- Karar No
- 2013/13078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 tarih ve 2011/496-2012/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 15/01/2009 - 15/01/2011 tarihlerini kapsayan güvenlik hizmeti alımı sözleşmesi imzalandığını, hizmetin müvekkili şirket tarafından eksiksiz yerine getirildiğini, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile sigortalıları kendi bünyesinde çalıştıran özel sektör iş verenlerine destek sağlamak maksadıyla, 81. maddesinin “ı” bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden iş veren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazine tarafından karşılanacağının düzenlendiğini, ancak buna rağmen davalı idare tarafından bu düzenlemeye aykırı olarak müvekkili şirketin hak edişinden toplam 4.188,16 TL'nin kesildiğini, bu paranın istenmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek söz konusu miktarın davalıdan şirketten kesinti yapmış olduğu her ayın fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yapılan kesintilerin usül ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca yapılan hizmet karşılığı düzenlenen hak edişlerden davalı tarafından 31/07/2010 tarihinde 1.339,02 TL, 31/08/2010 tarihinde 1.378,08 TL, 30/09/2010 tarihinde 1.471,06 TL kesinti yapıldığı, yapılan kesintinin 5510 sayılı yasanın 81. maddesinin ı maddesinde belirtilen düzenlemeye aykırı olduğu, sigorta primlerinin ödemeyi üstlenen yüklenicinin kendi sorumluluğunu yerine getirirken devletin sağladığı katkıdan yararlanmasına yönelik düzenleme olduğu gerekçesiyle 1.339,02 TL'nin 31/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 1.378,08 TL'nin 31/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 1.471,06 TL'nin de 30/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın avans faizi ile tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece tacirler arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki “yasal faizi” ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine “avans faizi” ibaresinin eklenmesine kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.