Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/1937 E. 2013/20746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1937
Karar No
2013/20746
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 01.11.2012 tarih ve 2010/626-2012/1275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Aldağ Isıtma Soğutma Klima Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, yine aynı şirketin hissedarı olan davalının da uzun süredir yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, davalının şirketin yönetimi konusunda müvekkiline hiçbir bilgi vermediğini, kâr payı dağıtılmasına ilişkin genel kurul kararı olmadığı halde şirketin kasasında ve banka hesaplarından çok yüklü tutarları kendi hesabına ve ortağı olduğu diğer şirketlere borç adı altında aktardığını, ayrıca şirkete ait araçları kullandığını ve kendi araçlarının masraflarının dava dışı şirket tarafından karşılandığını, davalının evine aldığı mobilyaları şirkete fatura ettirdiğini iddia ederek, dava dışı Aldağ Anonim Şirketi'nden davalı tarafından 2001 yılından itibaren kâr payı dağıtılmasına dair karar olmadığı halde çekilen paraların tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin paraların alım tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte şirkete istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava hakkının şirkette olup, genel kurul kararı alınması şartıyla şirket tarafından bizzat açılabileceğini,ayrıca müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığı görevi devam ettiğinden davanın şirket denetçileri tarafından açılması gerektiğini, müvekkilinin kusurlu davranmadığını, şirketin denetçilerinin hesapları denetlediklerini ve genel kurula rapor sunduklarını, ayrıca faaliyet raporun da genel kurul da okunduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerinin ibra edildiklerini, müvekkilinin de bu güne kadar yapılan tüm genel kurullarda aklandığını, TTK'nın 326'ncı maddesinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarının beş ayrı bent altında toplandığını, davacının taleplerinin bunların hiç birine uymadığını, ayrıca davacı ile müvekkilinin 2007 yılında bir araya gelerek hesaplarla ile ilgili mutabakata vardıklarını, müvekkilini ibra eden davacının böyle bir dava açma hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;cari hesap kapsamında bir kısım ödemelerin yapıldığı, ve dava tarihi itibari ile yürürlükte olan TTK'da ortakların cari hesaplarına dair bir kısıtlama olmadığı, aynı yönde yeni TTK'da da bir kısıtlamanın yer almadığı, yasal 2 şartın gerçekleşmesi halinde pay sahiplerinin şirkete borçlanabileceklerinin kabul edildiği, dolayısı ile davada cari hesaptan doğan miktarlar itibari ile davalının ödemesi gereken bir bedelden bu kapsamda söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 24,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1937, K. 2013/20746, T. 18.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-1937-e-2013-20746-k-69f8de59bf20