Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/16850 E. 2013/20969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/16850
- Karar No
- 2013/20969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ BİRLEŞEN DAVA : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2011/99 ESAS
Taraflar arasındaki davadan dolayı Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2012 gün ve 2011/701-2012/447 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Birleştirilen davada davacı vekili, müvekkili şirketin %51 oranında hissesinin.....’a devredilerek anılan kişinin müvekkili şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığını, şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde davalıya 500.000.00 TL bedelli çekin icra yolu ile ödendiğinin tespit edildiğini, yapılan ödemenin geçerli bir karşılığının bulunmadığını ileri sürerek, 553.000.00 TL’nin faziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleştirilen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı Manavgat Özel Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde faaliyet gösteren Özel Sevgi Hastanesi'ne ortak almak gereği nedeniyle, 12.05.2009 tarihli protokol ile Manavgat'ta tarafların ortak olduğu Sargan Cerrahi Sağlık Hizmetleri Turizm Nakliye Eğitim İnş. ve Müh. Tic. A.Ş'nin kurulduğunu, ancak ortakların yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonrasında ortaklığın bozulduğunu ve 17.02.2010 tarihli sözleşme ile davalılar .... ve....a koymuş oldukları sermaye ve hizmet nedeniyle çek ile ayrı ayrı 500.000.00 TL ödendiğini, davalının dava dışı Sargan Cerrahi Sağlık Hizmetleri Turizm Nakliye Eğitim İnş. ve Müh. Tic. A.Ş'den herhangi bir alacağı kalmadığı halde, davalı tarafından anılan şirketin asıl borçlu ve müvekkili ile şirketin diğer ortaklarının müşterek borçlu olduğu 15.10.2010 ödeme tarihli 300.000.00 TL'lik bononun icra yoluyla müvekkilinden tahsil edildiğini ileri sürerek, haciz baskısı ile ödenen ve davalının sebepsiz zenginleşmesini sağlayan, icra dosyasına ödenen 351.000.00 TL’nin faizi ve haksız takip tazminatı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, iş bölümü itirazında bulunarak davanın Ticaret Mahkemesinde açılmasının gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/199 Esas sayılı dosyası ile somut dosyanın davalılarının aynı olup, dava konusunun aynı sözleşmeden kaynaklandığı, dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, delillerin birlikte değerlendirilmesinde yarar olduğu gerekçesiyle HMK'nın 166. maddesi gereğince Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/199 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Kararı, birleşen davanın davalı vekili temyiz etmiştir. Temyiz olunan karar, aynı yer mahkemesince verilen birleştirmeye ilişkindir. 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 45. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 166. maddesine göre, aynı mahkemede açılmış ve görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her aşamasında, istek üzerine veya kendiliğinden davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Bu halde, davaların birleştirilmesine karar veren aynı mahkeme, birleştirilmesine karar verdiği davalardan elini çekmediği için davaların birleştirilmesi kararı nihai karar değildir. Bu nedenle HMK’nın 168. maddesi hükmü uyarınca yalnız başına kanun yoluna götürülemeyeceği, ancak hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden, birleşen davanın davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle birleşen davanın davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, temyiz harcı birleşen davada davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.