Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/1256 E. 2013/18574 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1256
Karar No
2013/18574
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2010/199-2012/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili firmanın 1983 yılından bu yana "İNNOVA" markası ile ürettiği kozmetik ürünlerini yurt içinde ve yurt dışında pazarlamakta olduğunu ve bu tarihten itibaren müvekkiline ait “İNNOVA” markalarının TPE nezdinde tescilli olup,tanınmış bir marka olduğunu, davalının müvekkilinin koruma altında bulunan “İNNOVA” ibaresinin aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzerini (INOVA) ticaret ünvanında, web sitesinde ve müvekkilinin markasının tescil olduğu aynı veya benzer ürünlerde kullanarak haksız rekabet ve marka ihlali gerçekleştirdiğini, bu durumun davalıya ihtarname ile bildirilip, ihlalin durdurulması talep edilmesine rağmen davalının sadece göstermelik bir ünvan değişikliği ile "İNNOVA" markasına yönelik tecavüzünü devam ettirdiğini ve haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerin tespit ve durdurulmasını, tescilli müvekkil markasının davalı internet siteleri ve tanıtım materyallerinden kaldırılmasını, "İNOVA" ibaresinin davalı ticaret ünvanından terkinini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 250 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iş bölümü itirazında bulunmuş ve müvekkilinin İNNOVA markasını kullandığı hiçbir ürünün bulunmadığını, tarafların ticari faaliyetlerinin farklı olup, müvekkilinin ticari faaliyetlerinin sağlık, medikal, tekstil ve teknoloji ürünleri, davacının ticari faaliyetlerinin ise kozmetik ve kimya alanında olduğunu, bu nedenle ticaret ünvanının davacı aleyhine herhangi bir sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ünvanı ile davacının ünvanının farklı olup, bu farklığın ilk bakışta dahi anlaşılır nitelikte olduğunu, piyasada çok sayıda firmanın ticaret ünvanının davacı şirket ünvanı ile aynı oluşu da nazara alındığında davacının iddiasının aksine herhangi bir zararının söz konusu olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince bilirkişi ücreti ile gider avansı yatırılması için süre verilmiş ve davacı vekilince süresinden sonra gider avansı yatırılmış ise de, davalı vekilinin bu duruma dosya bilirkişiye tevdii edilinceye kadar itiraz etmediği ve davanın HMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce açıldığı ve açılış tarihi itibariyle de gider avansı söz konusu olmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının reddedilerek, tarafların ticari faaliyetleri ve marka kapsamındaki ürünlerin benzer olup, marka da ayniyete yakın benzer olduğundan orta dikkatli tüketicinin marka ve ünvanları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, bu ibarenin başka firmalarca da kullanıldığı savunmasının hukuki dayanağının olmadığı, davacının tescilli ticari ünvanı ile markasının koruma altında olup, iltibas da söz konusu olduğundan tecavüz davasında davacının markasının artık geçerliliğinin tartışmaya açılamayacağı, bu nedenle bu savunmaya itibar edilmediği ve marka hakkına tecavüz nedeniyle davacı zararının,davalının markayı kullanarak sağladığı kâr üzerinden 6.185,57 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, markaya tecavüzün tespitine, tespit edilen bu zararın davalıdan tahsiline, "İNOVA" markasının davalı internet sitesi ve tanıtım materyallerinden kaldırılmasına ve davalının ticaret ünvanından “İNOVA” ibaresinin terkinine karar verilmiştir. Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 330,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1256, K. 2013/18574, T. 23.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-1256-e-2013-18574-k-7bb4a6848f79