Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/11506 E. 2013/18434 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/11506
- Karar No
- 2013/18434
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ DAVACILAR : 1-... Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.02.2012 tarih ve 2011/400-2012/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkili ...'ın davalı Banka'nın Ankara...Şubesi 139337 nolu mevduat hesabına 17.05.2002 tarihinde 22.975,35 TL, 138314 nolu hesaba 20.05.2002 tarihinde 6.185,58 TL olmak üzere toplam 29.160,93 TL, müvekkili ...'ın ise aynı şubenin 139800 nolu mevduat hesabına 18.05.2002 tarihinde 6.564,67 TL, 261534 nolu hesabına ise 05.08.2002 tarihinde 7.410,91 TL yatırarak hazine bonosu olmak üzere toplam 13.975,58 TL yatırdığını, her iki müvekkilinin paralarını çekmeye gittiğinde banka çalışanı Yusuf Aktaş'ın paranın sisteme kaydedilmediğini, paraları 30.11.2002 günü ödeyeceği belirttiğini, bankanın kendilerine ödeme yapmadığını, adı geçen banka çalışanı hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığını, bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu, Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/44 Esas sayılı dosyasında davalı Banka hakkında alacak davası açtıklarını, dava devam ederken bankanın müvekkili ...'a 7.411,78 TL, ...'a 13.668,54 TL'nı 21.03.2003 tarihinde ödediğini ileri sürerek, müvekkili ... yönünden, toplam alacakları 29.160,93 TL'dan ödenen miktarın mahsubu ile bakiye 15.492,38 TL'na yatırıldıkları tarihten itibaren, ödenen 13.668,54 TL'na bankaya yatırıldıkları tarihten ödeme günü olan 21.03.2003 tarihine kadar en yüksek vadeli mevduat faiziyle, müvekkili ... yönünden, toplam alacakları 13.975,58 TL'dan ödenen miktarın mahsubu ile bakiye 6.563,79 TL'na yatırıldıkları tarihten itibaren, ödenen 7.411,78 TL'na bankaya yatırıldıkları tarihten ödeme günü olan 21.03.2003 tarihine kadar en yüksek vadeli mevduat faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle, davacı ... yönünden talebini 26.939,10 TL'na, davacı ... yönünden talebini 12.800,14 TL'na yükseltmiştir. Davalı vekili, davacılara ait hesap cüzdanları ve üzerinde yazılı hesap numaralarının banka kayıtlarında yer almadığını, davacılara ödeme yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin 18.10.2010 tarih 2009/4194 Esas, 2010/10448 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alındığı gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 14.278,94 TL'nin asıl alacağı oluşturan 9.454,39 TL'lik bölümüne 27.06.2003 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle tahsiline, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak 12.800,14 TL'nin (tamamının asıl alacak niteliğinde olduğu gözetilerek) 27.06.2003 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, banka personelinin zimmetine geçirdiği hesaptaki paranın davalı Banka'dan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma ilamının ve karar düzeltme kararında belirtilen açıklamanın gereğinin yerine getirildiği söylenemez. Davacıların talebi vadeli mevduat faizi olduğuna göre, 18.10.2010 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere taraflar arasındaki mevduat ilişkisinin sonlandığı 02.12.2002 tarihi itibariyle akti faizin kapitalize edilmesi sonucu oluşan asıl alacağa, 02.12.2002 tarihinden itibaren ödeme tarihlerine ve dava tarihine kadar, avans faizinden daha düşük ise taleple bağlı kalınarak vadeli mevduat faizi, avans faiz oranından yüksekse avans faizi uygulanmak suretiyle ve yapılan ödemeler nazara alınarak dava tarihi itibariyle toplam alacağın belirlenmesi gerekir. Dava tarihinden itibaren de, 02.12.2002 tarihi itibariyle akdi faiz kapitalize edilerek hesaplanan asıl alacağa, avans faizini geçmemek üzere banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken, talebi aşacak şekilde avans faizine hükmedilmesi de doğru değildir. Bu nedenlerle hatalı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.