Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/14805 E. 2012/17433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/14805
- Karar No
- 2012/17433
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2012 tarih ve 2012/265 Esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile 22.05.2002 tarihinde Merve Kuyumculuk ve Ticaret Ltd. Şti. ticaret ünvanlı şirketi kurduklarını, kendisinin %55, davalının ise %45 hisseye sahip olduğunu, her ikisinin de münferiden temsil ve ilzama yetkili olduklarını, müvekkilinin İstanbul ve Bursa İline çalışmaya gittiği dönemde, davalının yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle, kendisi ve yakınları lehine menfaat sağladığını, müvekkilinin bilgisi olmaksızın şirket merkezini bir başka yere taşıdığını, eski merkezin bulunduğu yere ise babası adına işyeri açtığını, işyerinde mevcut altınların bir kısmını sahte faturalar düzenleyerek satılmış olarak göstermek suretiyle elden çıkardığını, bu eylemleri nedeniyle davalı hakkında kamu davası açıldığını, davalı tarafından açılan şirketin feshi davasının reddedildiğini, şirket malvarlığının davalının hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, şirketin fiilen faaliyet gösteremez duruma geldiğini, müvekkilinin mağdur olduğu ileri sürerek, davalının temsil yetkisinin kaldırılarak, şirketteki hissesini temsil edecek denetim yetkili kayyum atanması ile şirketin merkez ve şube işyerlerine tedbir konularak mevcut işyerlerinin şirket adına işletilmek üzere yediemine teslimini talep etmiştir. Mahkemece, davacı vekili tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin davayı sonlandırıcı mahiyetinin bulunduğu ve davayı sonlandırıcı nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. HMK'nun 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Mahkemece, istenilen ihtiyati tedbirin davayı sonlandırıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de, istem bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafın uygulamaları nedeniyle şirketin zarara uğradığı ve şirketin faaliyet gösteremez durumda bulunduğu iddiasını içerdiğinden, yukarıda yazılan yasa maddesi gereğince davacı taleplerinin teker teker değerlendirilerek tedbir talebinin esası hakkında bir karar vermek gerekirken davasının esasını çözecek mahiyette olduğundan bahisle talebin reddi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.