Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/13744 E. 2012/18757 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/13744
- Karar No
- 2012/18757
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2009 gün ve 2008/42-2009/703 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.04.2012 gün ve 2011/120-2012/6824 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin May Yapı Ltd. Şti'ni tek imza ile yetkili müdürü sıfatıyla davalı Banka'nın Çatalca Şubesi'nde bulunan şirket hesabından para çekmek istemesi üzerine davalı tarafından 11.09.2007 tarihinden itibaren üç ay süre ile müdürlük yetkilerini kullanmasını engellemek, varlığından haberdar edilen hukuk ve ceza mahkemelerinin yürütülmesinde şirketin diğer müdürü Melih Ovacık'ın yararına objektif olmayan işlem yapmak suretiyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının şirket hesabında bulunan tutarın kendi hesabına aktarılmasını istediğini, diğer şirketi temsile yetkili Melih Ovacık hakkında evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçları sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket hesabı üzerine bloke koyulmasının istendiğini, bu konuda müvekkili bankaya bir karar ibraz edilememesi sebebiyle şirket hesaplarındaki paranın hangi şirket yetkilisine ödeneceği hususunda oluşan tereddüt sebebiyle tevdii mahalli tayini başvurusunda bulunulduğunu, belirlenen hesaba talep edilen tutarların yönlendirildiğini, mahkemece bu arada tevdii mahalli tayini kararının kaldırılmasına karar verildiğini, bu süreçte şirket yetkililerine işçi ücretleri ve vergi borçları gibi zorunlu ödemeler için ödeme yapıldığını, müvekkilinin hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak herhangi bir işlem yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı yetkililerinin işlem ve tavırlarının şirket müdürü olan davacının kişisel haklarına saldırı niteliğinde olamayacağı, işlemlerde yapılan hatanın, şirketin mal varlığında azalmaya yol açmışsa bu hususun maddi tazminata konu olabileceği, mal varlığına yönelik eylemin az veya çok kişiyi manevi bir üzüntüye düşürebilirse de böyle bir üzüntünün BK'nın 49. maddesi ve TMK'nın 24. maddesinde korunan kişisel hakları ihlal eden bir eylem niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.04.2012 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.