Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/9746 E. 2012/18779 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/9746
- Karar No
- 2012/18779
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/03/2011 tarih ve 2008/480-2011/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait Mavi Marmara gemisine verdiği elektrik hizmeti bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kullanılan elektriğin usulünce fiyatlandırılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kullanılan elektrik miktarı bakımından taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın elektrik birim fiyatından kaynaklandığı, taraflar arasında bu konuda bir sözleşme ve fiili bir uygulama olmadığı, elektrik dağıtım ve perakende satış yetkisinin dava dışı BEDAŞ’a ait olduğu, davacının ise Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından hazırlanan yönetmeliğe göre tüketici konumunda olduğu, bu nedenle de üçüncü kişilerle elektrik ticareti yapamayacağı, lisans sahibi BEDAŞ’tan aldığı birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamada davacının alacak miktarının 14.161,37 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile anılan meblağ üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava elektrik hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, elektrik birim fiyatından kaynaklanmaktadır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporlarından sonra gelen EPDK yazı cevabı nazara alınarak davacının üçüncü kişilere elektrik satamayacağı, davacının tarifesinin bağlayıcı olmadığı, bu nedenle de davalının kullanmış olduğu elektrik birim fiyatı, dava dışı BEDAŞ tarifesi üzerinden yapılan hesaplama ile belirlenerek davacının alacağı hüküm altına alınmıştır. Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 275. maddesi ile temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 266. maddesinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir denilmektedir. HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, raporu yeter derecede kanaat verici bulmazsa HUMK 283.maddesi gereğince bilirkişiden ek rapor veya HUMK'nun 284.maddesi gereğince yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hakimin özel bilgiyi gerektiren hususlarda, bilirkişilerin yerine geçerek karar vermesi mümkün değildir. Somut olayda, mahkemece çözümün özel ve teknik bilgi gerektirdiği belirlenerek 3 tane bilirkişi raporu alınmış alınan bu 3 raporda da davacının kâr amacı güdebileceği ve tarifesinin bağlayıcı olduğu bildirilmiştir. Bu itibarla, mahkemece EPDK yazı cevabı, davacının liman hizmeti veren bir kurum olduğu ayrıca 233 sayılı KHK'ya göre kâr amacı güdebileceği de dikkate alınarak bu hususların değerlendiren, bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, mahkemece bir taraftan olayın teknik ve özel bilgi gerektirdiği kabul edilip bilirkişi görüşüne başvurulup, diğer taraftan da sadece EPDK yazı cevabı nazara alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karara vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.