Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/9686 E. 2012/15401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/9686
Karar No
2012/15401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2008/56-2010/547 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından Endüstriyel Paket Yangın Poliçesi ile sigortalı Polipex Europa Pol.A.Ş.'ne ait fabrikada, davalı şirket personeli olarak çalışan forklift operatörünün dikkatsizlik ve tedbirsizliği nedeniyle forkliftin ataçmanlarının branşman borusuna çarpıp boruyu kırmak suretiyle kızgın yağın boşalmasına ve maddi hasara yol açtığını, 73.915,16 Euro zararın sigortalıya ödendiğini, davalı şirket ile sigortalı şirket arasında Yardımcı Üretim İşçiliği Sözleşmesi mevcut olduğunu, bu sözleşme ile de görevlendirilecek personelin kusuru ile zarar vermesi halinde zararın davalı şirket tarafından tazmin edileceğinin kararlaştırıldığını, BK'nun 55. ve 100. maddeleri gereğince de davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, birleşen dava ile toplam 157.213 TL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, forklift operatörü işçinin resmiyette müvekkili şirketin işçisi olsa da, fiiliyatta ve gerçekte sigortalının işçisi gibi ve onların emrinde çalıştığını, işyerinde iş güvenliği, iş sağlığı ile ilgili tüm tedbirlerin sigortalı tarafından alınması gerektiğini, zarardan sigortalı şirketin sorumlu olduğunu ve poliçe kapsamına girmeyen hasarla ilgili davacının hatır ödemesi yapmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, meydana gelen olayda sigortalı şirketin %80, forklift operatörü işçinin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı Çetin Sosyal Hiz. Ltd. Şti’nin direk bir kusurunun bulunmadığı, borunun kaynak yerinden kırılmasının nedeninin yapılan kaynağın zayıf, kifayetsiz ve iyi nüfuz etmemiş olmasından kaynaklandığı, sorumlusunun ise davacının sigortalısı ve kaynağı yapan ve kontrol eden olduğu, zararın sigorta poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayanılarak açılan sigorta rücu davası olup, mahkemece hüküm fıkrasında davanın kabulüne karar verildiği halde, gerekçe kısmında davalının sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde görüş bildirilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. T.C. Anayasası, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılamanın açık olarak yapılması ve yargılama sonunda verilen kararın açıkça belirtilmesidir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nun 382.maddesi ve halen yürürlükte bulunan HMK'nun 294 ncü maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın hükme uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas,1992/4 Karar sayılı ilamında kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağı belirtilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nun 388.maddesinin son fıkrası uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup aralarında çelişki bulunmamalıdır. 2) Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9686, K. 2012/15401, T. 08.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-9686-e-2012-15401-k-821e2118a8de