Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/5087 E. 2012/10452 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5087
Karar No
2012/10452
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/432-2010/2269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıya ait dairenin mutfak tesisat borusundan sızan suların sigortalı konuta zarar verdiğini, söz konusu zararın davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan takibe, davalı borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, öncelikle müvekkilinin adresi itibariyle yetkili mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, olay tarihinde müvekkilinin söz konusu dairede oturmaması sebebiyle su kullanımı olmadığını, su sızıntısı meydana gelmiş ise bile bunun ortak kullanım yeri olan çatıdan kaynaklandığını ve müvekkilinin dairesinin de bu sızıntıdan zarar gördüğünü, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya dayanak teşkil eden ekspertiz raporunda zararın oluş şeklinin dahi sigortalının afaki beyanına göre belirlendiği, olayın teknik bir olay olduğu, sigorta eksperinin tarafsız olduğu kabul edilse bile teknik bilgi gerektiren bu olaya ilişkin olarak yeterli uzmanlığının bulunduğu yönünde bir bilgi bulunmayışı ve olayın oluşuna ilişkin denetime elverişli bir tespitinin de olmayışı karşısında düzenlenen raporun hükme dayanak olmaya yeterli görülmediği, davalının zararlandırıcı olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun sabit olmadığı, haksız fiillerde zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içerisinde tazminat talep hakkının zamanaşımına uğrayacağı, davacı tarafından ödeme yapılan tarihten sonra davalıya gönderilen 03.10.2005 tarihli ihtarname ile zamanaşımı süresinin kesildiği, davacının talep hakkının 03.10.2006 tarihi itibariyle zamanaşımına da uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, BK’nun 58. maddesine dayalı olarak TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmıştır. Davacı taraf, davalıya bina sahibi sıfatıyla husumet yönelttiğine göre, davalının sorumluluğu, kusur sorumluluğuna dayalı bir sorumluluk değildir. Ayrıca, sigorta eksperleri sigorta şirketlerine tabi olarak çalışmadıklarından düzenledikleri tutanakların taraf delili olarak değerlendirilmesi de doğru değildir. Bu itibarla, mahkemenin bu yönlere ilişkin gerekçeleri yerinde değil ise de, mahkemenin yerinde bulunan zamanaşımı ile ilgili gerekçesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5087, K. 2012/10452, T. 13.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-5087-e-2012-10452-k-f7bad902eddc