Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/3911 E. 2012/9601 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/3911
- Karar No
- 2012/9601
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2010 tarih ve 2009/823-2010/781 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine yuvam sigorta poliçesiyle sigortalanan dava dışı sigortalıya ait konutun davalıya ait evden kaynaklanan su sızıntısı sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2.425 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sigortalının konutunun üst katında gayrimenkulünün bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı tapu kayıt malikine ya da taşınmazı fiilen kullanan kişiye karşı açmasının gerektiği, davalının tapu kayıt maliki olmadığı gibi sigortalı konutta hasara sebep olan ve sigortalı konutun üst katında yer alan konutun kullanıcısı olduğu hususunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar davalının belirtilen yerde oturmadığı hususu mahkemece davanın reddine gerekçe yapılmış ise de; dava dilekçesinin davalıya söz konusu adreste tebliğ edilmesi olgusu ve yönetici tarafından tutulan tutanağa hangi nedenle itibar edilmediğinin gerekçeleri karar yerinde gösterilmemiştir. Bu durumda, mahkemece davalının hangi sıfatla hasarın meydana geldiği yer olduğu bildiren adreste oturduğu tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.