Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/347 E. 2011/4346 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/347
- Karar No
- 2011/4346
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 gün ve 2008/246-2008/343 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.11.2010 gün ve 2009/3799-2010/11271 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden tahsil edilen paranın istemde bulunulmasına rağmen davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından davalı aleyhine Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını, yapılan yargılama sonucu davalı aleyhine karar verildiğini ve bu kararın kesinleşmiş olduğunu ileri sürerek, sözkonusu yabancı mahkeme kararının ve yargılama masraflarına dair ek masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tenfiz için bulunması gerekli yasal şartların bulunmadığını, yabancı mahkemece yapılan yargılamada savunma haklarının kısıtlandığını, yabancı mahkeme kararının Lahey Sözleşmesi'ne göre tebliğ edilmediğini, karardan bu dava vasıtasıyla haberdar olunduğunu, bu durumda davaya konu yabancı mahkeme kararının kesinleşmemiş olduğunu, yabancı mahkeme kararının ulaştığı sonucun kamu düzenine ilişkin hükümlere aykırı bulunduğunu, ayrıca tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türk Mahkemelerin- den verilmiş kararlar ile çeliştiğinden bu durumun da kamu düzeninin ihlaline yol açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davaya konu yabancı mahkeme Kararının Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayıldığı, tebligat hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu, yapılan tebligatın kamu düzenine aykırı olması nedeniyle ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığı, karar kesinleşmedikçe tenfizinin de mümkün bulunmadığı, ayrıca TTK’nun 329. maddesi uyarınca bir şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği, aksi yöndeki sözleşmelerin batıl olduğu, yine aynı Kanun’un 405/2. maddesinde de pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin hüküm altına alındığı, bu hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, oysaki yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin sözkonusu her iki maddeye de aykırılık oluşturduğu, bu açıdan da kararın tenfizinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.11.2010 tarihli kararı ile mehkeme kararı onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine' ye gelir kaydedilmesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.