Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/3078 E. 2012/9235 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/3078
- Karar No
- 2012/9235
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2008/406-2010/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1971-1981 yılları arasında Almanya da işçi olarak çalıştığını ve 1983 yılında kesin dönüş yaptığını, 2008 yılında yapılan araştırmada davacının çalıştığı dönemde ücretinden kesilen 22.234,81 DM sigorta priminin Alman makamlarınca 11.09.1984 tarihinde müvekkiline ödenmek üzere davalı bankaya havale edildiğinin öğrenildiğini, 26.05.2008 tarihinde paranın ödenmesi için davalıya müracaat edilmiş ise de TTK.nun 68. maddesi gereğince kayıtların 10 yıllık saklama süresi geçip imha edildiğinden bahisle ödeme yapmadığını, oysa davalının gönderilen havaleyi müvekkiline ulaştırmadığı ve havale ile ilgili bilgi vermediği gibi, geri iade de etmediğini ileri sürerek, şimdilik 22.234,81 DM in faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, TTK'nun 68/1 maddesi uyarınca müvekkili bankanın ticari defter ve dayanaklarını 10 yıl saklamakla yükümlü bulunduğunu, buna rağmen arşiv araştırmasında "Gelen Muhtelif Döviz, Havale Defteri" kayıtlarına ulaşıldığını, söz konusu kayıt içeriğine göre döviz girişinin 30.10.1984 tarihinde olup açıklama bölümüne havalenin ödendiği ibaresinin yazılmış olduğunu,öte yandan Alman Sigorta Kurumu nezdinde yapılan araştırma neticesinde de Alman Sigorta Kurumunun havale gönderildiğini davacıya bildirdiğinin ve buna ilişkin mektubun 02.09.1984 tarihinde davalının hiç değişmeyen adresinde birlikte sakin kızına tebliğ olunduğunun öğrenildiğini, bu durumda havaleden ve içeriğinden 1984 yılında haberdar olan davacının 24 yıl sonra dava açmakla talebinin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın havalenin yapıldığı tarihten 10 yıl sonra açıldığından, defter ve dayanaklarını 10 yıl süre ile saklamak zorunluluğu bulunan davalının havale edilen tutarın ödendiğine dair davacı imzasını taşıyan belge ibrazı imkanının ortadan kalktığı, bununla birlikte " Gelen Muhtelif Döviz Havele Kayıt Defterinde" dava konusu havaleye ilişkin ödeme kaydı bulunması ve Alman Sigorta Kurumu tarafından gönderilen bildirinin davacının kızına 02.10.1984 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında havale tutarının davacıya ödendiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.