Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/2302 E. 2011/5838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/2302
Karar No
2011/5838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2008 gün ve 2008/417-2008/786 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.11.2010 gün ve 2009/3651 - 2010/11392 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, Dortmund Asliye Mahkemesi'nin 4 O 308/05 nolu 04.07.2006 tarihli kararı ile davalının 12.884,56 Euro'yu temerrüt faiziyle birlikte ödemesine karar verildiğini, kararın taraflara tebliğ edilerek 11.06.2007 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olayda MÖHUK'nun 38.maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının bulunmadığını, kamu düzenine ilişkin ve kesin bir yetki kuralı olan HUMK'nun 17.maddesi uyarınca Yozgat Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, TTK’nun 405 maddesi hükmüne göre anonim şirket ortağının şirkete sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğini, tasfiye payına ilişkin haklarının saklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54.maddesi olduğu, davacının Alman mahkemelerinde alacak davası açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddiaları ile alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve kamu düzenine de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2302, K. 2011/5838, T. 12.05.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-2302-e-2011-5838-k-9c9357f3bef3