Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/2274 E. 2011/6103 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/2274
Karar No
2011/6103
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 gün ve 2008/734-2008/720 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.12.2010 gün ve 2009/6376-2010/13164 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle müvekkilinden para aldığını, istenmesine rağmen paranın ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK mevzuatını ihlal ettiklerini, durumun soruşturmalarla sabit olduğunu, davalı şirketle ortaklık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 33.300 DM karşılığı 32.519,69 YTL alacağın şimdilik 6.500,00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ortak olsaydı dahi TTK’nun 329 ve 405. maddeleri gereğince Anonim Şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, davalı ... ve diğer yöneticiler aleyhine ortaklık payı iadesi davası açılamayacağını, husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının davalı ...Ş.’de ortaklığı bulunmadığından bu şirkete husumet düşmeyeceği, ortak olsaydı dahi TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca hisse sahibi kişilerin şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticilerin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalıların davacı iradesini fesada uğratan eyleminden söz edilmediği, anılan davalılara da husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur. Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2274, K. 2011/6103, T. 18.05.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-2274-e-2011-6103-k-e56c453fecca