Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/1949 E. 2012/8453 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/1949
- Karar No
- 2012/8453
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/10/2010 tarih ve 2010/129-2010/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 6.000 TL bedel için kefili olduğu kredinin ödenmemesi üzerine başlatılan takip sonucu müvekkilinden 28.052,52 TL tahsilat yapıldığını, oysa müvekkilinin kefalet limiti itibariyle bu miktar borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davalı tarafından fazladan alınan 16.800 TL'nın ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ihtirazi kayıt koymaksızın takip borcunu ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, benimsenen 05.10.2007 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vasisi ...'e Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 27.07.2010 tarihli kararla davaya devam etmek üzere izin ve yetki verildiği, vasi tarafından dosyaya vekaletname de sunulduğu, bu şekilde temsil bakımından eksikliğin tamamlandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL'nın 28.12.2005 tarihinden itibaren, 6.131,20 TL'nın ise ıslah harcının yatırıldığı 26.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmişlerdir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde ticari reeskont faizi demek suretiyle avans faizi nispetinde temerrüt faizi talebinde bulunduğuna göre mahkemece 3095 sayılı Yasa'nın 2/3. maddesi uyarınca avans faizi oranında temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, gerekçesi gösterilmeden yasal faize hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca bu yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle (Hüküm) fıkrasının 1. bendindeki "...yasal faizi" ibareleri hükümden çıkartılarak yerine "...avans faizi" ibareleri eklenmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 79.50 YTL temyiz başvuru harcının ve 958.10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.