Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/14082 E. 2013/16464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/14082
- Karar No
- 2013/16464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2011 tarih ve 2009/629-2011/304 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü hazır bulunan davacı asil ... ile vekili Av. ... ve davalı vekili Av....inlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Bünyamin tarafından keşide edilerek davalı bankaya teminat amaçlı verilen 3 adet çekin ödenmesi konusunda borçluya kefil olduğunu, davalı banka tarafından talep edilmesi üzerine çek bedellerinin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, ancak borçluya karşı takip ve dava edilebilmesi için davalı tarafından çeklerin müvekkiline telim edilmediğini, geçen süre içinde çeklerin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle müvekkilinin borçluya karşı takip ve şikayet hakkının kullanılmasına engel olunduğunu, meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 37.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının her zaman asıl borçluya karşı takip ve dava hakkının bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çeklerde davacının herhangi bir sıfatının mevcut olmadığı, bu sebeple çeklerin ödenmiş olması halinde çeklerin kendisine iadesini gerektirir kambiyo hukukuna ait sebeplerin mevcut olmadığı, davacı çek bedellerini ödediğinde lehine kefalet verdiği, çek keşidecisi Bünyamin aleyhinde ödeme tarihlerinden itibaren istediği şekilde rücuen alacağının tahsili için yasal yollardan faydalanma imkanının olduğu, bu işleri yapabilmesi için çeklerin kendisine tevdi edilmesinin gerekmediği ve yukarıda açıklandığı şekilde çeklerde ciranta veya hamil olma gibi durum söz konusu olmadığından çeklerin kendisine verilmiş olması halinde dahi çeke dayalı olarak hukuki yollara başvurmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalı banka ile yaptığı 08.11.2007 tarihli sözleşmeye göre davaya konu çeklerin; lehtarı olan dava dışı şirket tarafından, alınan kredinin teminatı olarak davalı bankaya verildiğinin uyuşmazlık dışı bulunması karşısında 6762 sayılı TTK'nın 707. maddesinde açıklandığı üzere, çek görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme vasıtası olması ve anılan yasanın 730. maddesinde rehin cirosuna ilişkin 601. maddesine atıfta bulunulmamış olmasına, yani poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devrinin mümkün bulunmaması nedeniyle davalı bankanın çeklere dayalı olarak talepte bulunmasının ve bu sebeple de davaya konu çeklerin davalı banka tarafından davacıya temlik edilmiş olması halinde dahi davacının çeklerden dolayı yetkili hamil konumuna gelmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.