Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/12201 E. 2012/19871 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/12201
- Karar No
- 2012/19871
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2011 tarih ve 2010/216-2011/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "Altınşiş" ibaresini kurulduğu 1997 yılından itibaren gerek işletme adı, tanıtım vasıtası olarak gerekse tescilsiz de olsa markasal olarak kullandığını, marka her ne kadar tescilli olmasa da TTK'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri doğrultusunda hak sahipliği ilkesi gereği korunduğunu, 2009 yılında kurulan ve müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin işyerinde tabela ve tanıtım vasıtalarında, el ilanlarında vs.işletmeyi tanıtmaya ve sunulan mal ve hizmeti diğerlerinden ayırmaya yarayan her türlü araç ve gereç üzerinde gerek işletme adı gerekse markasal olarak kullandığını, bu durumun müvekkili aleyhine iltibasa sebep olduğunu, hizmetlerin karışmasına, davalının müvekkilinin ittibarından haksız bir şekilde yararlanmasına neden olduğunu, anılan hususların haksız rekabet oluşturduğunu, davalının işyerinin müvekkilinin bir şubesi olduğu ve işletmeler arasında ekonomik ve organik bir bağlantı olduğu zannına kapılınabileceğini belirterek davalının haksız rekabetinin tespitini, men'ini ve ref'ini, "Altınşiş" ibaresini kullanmaktan yasaklanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı şirket ortaklarından ...'un marka üzerinde hak sahibi sıfatı ile önceden ortağı olduğu davacı şirkette "Altınşiş" ibaresini markasal olarak kullanırken 2005 yılında eşi ile birlikte şirket hisselerini dava dışı Sabri ve Ümit Şenses'e devrettiğini, fakat bu devrin ticari işletme devri olmayıp şirket hisse devri olduğunu, davaya konu "Altınşiş" markasının 1983 yılından beri tek sahibinin davalı ortaklarından ... olduğunu, 2007 yılında da 30. sınıftaki bir kısım yiyecekler ile 43. sınıfa dahil yiyecek ve içecek hizmetlerinde kullanılmak üzere adına tescil ettirdiğini, ...'un 2007/18493 sayılı "Altınşiş" markasının kullanım hakkını eşi Lütfiye'ye devrettiğini, Tuncay ve Lütfiye'nin 15.02.2010 tarihinde davalı şirketin hisselerini devir aldığını, bu şirketteki markayı lisans ile kullandıklarını, davacının amacının iş bu davaya açarak markayı bir süre daha kullanabilmek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin davalı şirketin ortaklarının davacı şirketteki paylarını ticari işletmeyle birlikte devrettiği, dolayısıyla "Altınşiş" ibaresinin markasal olarak kullanılması hakkının da davacı şirkette olduğu yönündeki iddialarının olsa olsa kendisine karşı açılacak marka ihlal davasında gündeme getirebileceği, zira davacı adına TTK'nun 55. maddesi anlamında korunmaya değer bir işletme adının olup olmadığının ancak böyle bir davada tartışılabileceği, davalı şirketin ortakları adına tescilli ve süresiz kullanma hakkının verildiği lisans sözleşmesi bulunan "Altınşiş" ibareli markaların bulunduğu, bu markaların hükümsüz kılınmadan davalı şirket ortaklarının bu markaları kullanabileceği, bu itibarla bir haksız rekabetten ve marka ihlalinden söz edilemeyeceği, bilirkişi heyeti aksi görüş bildirse de görüşlerin hukuki mütalaa olduğu, mahkemeyi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu "Altınşiş" markasının 30. sınıf emtia için 2007/25215 sayı ile davalı şirket ortaklarından ... adına tescilli olması, aynı ibareli markanın 43/1 sınıfta gösterilen hizmetler bakımından dava dışı Erdal Yılmaz adına tescilli olmakla birlikte bu marka üzerinde yine davalı şirket ortaklarından Lütfiye İdikut adına alt lisans verme hakkını da içeren lisans sözleşmesi bulunması sebebiyle, anılan markanın aralarında yazılı sözleşme olmasa dahi bahsi geçen hak sahiplerinin muvafakat ve rızaları ile davalı şirket tarafından kullanıldığının kabulü gerekmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/12/2012 ı5tarihinde oybirliğiyle karar verildi.