Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/12200 E. 2012/19551 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/12200
Karar No
2012/19551
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2010/244-2011/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken 24.01.1997 tarihinde vefat eden emekli ...’nin vefatından sonra 21.02.1997-20.03.2003 tarihine kadar toplam 8.333.694.051 TL tutarındaki maaşının dava dışı yakınları tarafından çekildiğini, bu miktarın 20.03.2004 tarihi itibariyle işlemiş yasal faizinin 11.572.919.991 TL olduğunu, davalı bankanın Bankalar Kanunu ve müvekkili ile akdettiği protokol hükümlerine aykırı olarak vefat etmiş aylık sahibinin mevduat hesabından vefatı takiben 6 yıl gibi uzun bir süre bankomat kartı ile bu aylıkların çekilmesine ve müvekkili kurumun zarara uğratılmasına müsaade etmesi nedeni ile kusurlu olduğunu ileri sürerek, 8.333.694.051 TL'nın ve bu miktarın 20.03.2004 tarihi itibariyle işlemiş yasal faiz tutarı olan 11.572.919.991 TL nin ve 20.03.2004 tarihinden tahsil tarihine kadar anaparaya yürütülen yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, maaş ödemelerinin davacı tarafından emekli hesaplarına para aktarılması ve ilgililerinin maaş kartları ile ATM’lerden çekilmesi sureti ile yapıldığını, banka servisinden para çekmek sureti ile para çeken kişinin kimlik tespitinin mutlaka yapıldığını, sigortalının mirasçılarının yasal olmayan hareketleri nedeni ile maaş ödemelerinde aracı olan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, asıl sorumluluğun davacı kuruma ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki protokollerin değerlendirilerek hak sahibine verilen ATM kartının 1 yıllık süre sonunda yenilenmesi gerekeceği, buna göre 15.12.2001 tarihinden sonra yapılan ödemelerde davalı bankanın sorumlu olacağı, gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, 3.596,68.TL'sı asıl alacak ve 3.030,70 TL'sı işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.627,41 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.596,68 TL'lık asıl alacak kısmına 20/03/2004 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece uyulan bozma kararında 27.09.1984 tarihli ilk protokolde ödeme şekli ile ilgili ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme olmadığı bu nedenle fiilen bu yöntemle yapılan ödeme şekline ilişkin olarak davacı kurumun icazetinin olup olmadığı, bu ödeme türünü benimseyip benimsemediği, benimsemişse buna yönelik olarak delillerin denetime elverişli bir şekilde tartışılmamasının doğru olmadığı, ayrıca davacının bu sözü geçen protokol süresi içinde ATM kartı ile yapılan ödemelerden sonra emeklisi hesabına maaş ödemesi yapılmak üzere para yatırmasının davacı yönünden yalnızca müterafik kusur olarak değerlendirileceğinin gözetilmemesinin doğru olmadığına değinilmiştir. Açıklanan bozma kararına uyulduktan sonra yapılan bilirkişi incelemesinde düzenlenen raporda ayrıntılı olarak açıklanan bu hususlarda bozma kararına uygun olarak inceleme ve değerlendirme yapılmamış mahkemece de bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Bu durumda bozma kararı uyarınca belirtilen hususlarda açıklayıcı ve denetime elverişli inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12200, K. 2012/19551, T. 29.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-12200-e-2012-19551-k-123ef01281f6