Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/11918 E. 2011/14326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/11918
- Karar No
- 2011/14326
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.06.2011 tarih ve 20011/36-2011/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlu arasındaki borç ilişkisi nedeniyle müvekkilinin kendisine ait banka hesabından borçluya toplam 230.000 TL havale ettiğini, ancak borcun geri ödenmediğini ve borçlunun mal kaçırma girişimine hazırlık yaptığını ileri sürerek, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, usulüne uygun yapılan davetiyeye rağmen duruşmaya katılmayan borçlunun yokluğunda verilen 28/06/2011 tarihli karar ile ihtiyati haciz isteminin kabulüne, borca yetecek miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Karşı taraf ... vekili, 28/06/2011 tarihli duruşma gününün kendilerine tebliğ olmadığını, davaya karşı cevaplarını sunmaları için kendilerine süre verilmediğini, ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediğini, ihtiyati hacız talep edenin müvekkilinden alacaklı olduğuna dair belge olmadığını, banka havalesi ile gönderilen paranın avukat olan karşı tarafa verilen avansın iadesi olduğunu, dekontlardaki “borç” ibaresinin karşı tarafın kendi kötü niyetli tasarrufu olduğunu, müvekkilinin sabit ikametgah sahibi olup, mal kaçırma girişiminin bulunmadığını savunarak, ihtiyati hacze itiraz etmiştir. Mahkemece, ihtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebini içeren dilekçenin talebin duruşmalı yapılması dolayısıyla tebliğe çıkartıldığı ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilene usulüne uygun şekilde 21/06/2011 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, İİK'nun 257 madde ve devamındaki hükümler dairesinde belirtilen koşullar dikkate alındığında ihtiyati haciz şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın kabulüne ve ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati hacze talep eden ... vekili temyiz etmiştir. 2004 Sayılı İİK’nun 265. maddesi gereğince “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere … yedi gün içinde itiraz edebilir” . Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda ihtiyati haciz kararının verildiği, borçluya ihtiyati haciz talebine ilişkin dilekçenin ve duruşma gününün ihtiyati haciz kararının verildiği celseden önce tebliğ edildiği, ancak borçlunun duruşmaya gelmediği ve ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bu halde, İİK’nun 265. maddesine göre, borçlu ...’nın ihtiyati hacze itiraz etmesi mümkün olmadığından, mahkemece borçlu Mehmet’in itirazı üzerine ihtiyati haczin kaldırılması kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.