Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/9961 E. 2012/1349 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/9961
- Karar No
- 2012/1349
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2009 tarih ve 2008/464-2009/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Yaşam Eğt. Hiz. Ltd. Şti.'nin % 50 hissesinin, davalıların ise diğer yarı hisseye sahip ortakları olduğunu, davalıların hasımsız olarak açtıkları dava da şirkete kayyım atanmasına karar verildiğini, atanan kayyımın şirketin çalışanı olup, taraflarla arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, aynı zamanda davalıların komşusu olduğunu, bu kişilerin talimatları doğrultusunda hareket ettiğini, yine kayyımın tek başına aldığı kararla şirketin faaliyetlerini sona erdirdiğini, taşınmazını kiraya verdiğini, buna ilişkin olarak mahkemeden izin almadığını, kayyımlık için gerekli vasıflara sahip olmadığını ileri sürerek, kayyımın görevden alınmasını, yerine yeni bir kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının şirketi tek başına temsil yetkisi olmadığı halde şirketi zarara uğratacak şekilde bono tanzim ettiğini, yapılan takibe itiraz edilmeden kesinleştiğini, şirket mallarına haciz konulduğunu, kayyımın bu zorunluluklar nedeniyle anılan kararları aldığını, amacının şirketin daha fazla zarar uğramasını önlemek olduğunu, bonolara ilişkin olarak menfi tespit davası açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirkete kayyım atanmasına ilişkin kararların hasımsız olarak açılamayacağı, davacının sonradan yeni kayyım atanmasına ilişkin talebinden vazgeçtiği, atanan kayyımın görevini özenle yapmadığı, şirketin devamına ilişkin işlemleri gerçekleştirmediği, aksine şirketin faaliyetlerini sona erdirecek davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, atanan kayyımın azline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, şirkete atanan kayyımın azli istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, TMK’nun 403. maddesi “Bu kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır'', 424. maddesi ''denetim makamı, vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kimseye ve vesayet makamına bildirir'', 485. maddesi ''vesayet makamı, ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir.'' hükümlerini haizdir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece kayyım dinlenilmeden karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, azli istenen kayyıma dava dilekçesi tebliğ edilip, davaya ilişkin olarak beyanları alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../... 2010/9961 Sf-2 2012/1349 SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 16/02/2012 - S.C