Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/916 E. 2011/10508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/916
- Karar No
- 2011/10508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2007/268-2009/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında inşaat ALL Risks Sigorta Sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin dava dışı iş veren Ankara Bilkent 3. Ufuk Sitesi D/Blokları ve E/Blokları çatısı bakım ve onarım işi ile ilgili akdettiği eser sözleşmesi kapsamında üçüncü şahıs bağımsız bölüm sahiplerine verilen hasarın teminat altına alındığını, müvekkilinin üstlendiği işin ifası sırasında bu bloklarda oturan bağımsız bölüm maliklerinin ve ortak alanların zarar gördüğünü, bu şahısların ve ortak alanların zararlarının ödenmemesi nedeni ile iş veren yönetimin hak ediş bedellerini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.000,00.-TL hasar tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat tutarını 10.909,87 TL'ye yükseltmiş ancak ıslah harcını yatırmamıştır. Davalı vekili, davacının 05.09.2006 tarihinde hasar ihbarında bulunduğunu, poliçenin üçüncü şahıs hasarlarında 1.000,00 ABD doları muafiyet içerdiğini, bağımsız bölümlerdeki hasarın bu tutarın altında olduğunu, herhangi bir teminat yükümlülüklerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının üçüncü şahıs hasarı olarak yalnızca 800,00 TL ödemeyi içeren bir belgeyi dosyaya ibraz ettiği, diğer bağımsız bölümlerde ve ortak alanlarda gerçekleşen hasarın üçüncü şahıslara ödendiğine dair delil bulunmadığı, davacı tarafından ibraz edilen belgenin üçüncü şahıs tarafından sigortadan doğan hakların davacıya temlik edilmesine dair (BK. 162) bir temlikname niteliğinde olmadığı, TTK'nın 1310. maddesi uyarınca, sigortacının sigorta ettirene karşı ödemeye mecbur olduğu tazminatı tahsil yetkisinin sigorta ettirenin mesul olduğu zarara uğrayan üçüncü şahsa ait olduğu, davacı sigorta ettirenin davalı sigortacıdan zarar gören üçüncü şahısların zararlarının kendisine ödenmesini istemek hakkının bulunmadığı, üçüncü şahsın menfaatine düzenlenen sorumluluk sigortalarında sigorta ettirenin sigortacının onayı olmaksızın üçüncü şahıs zararını ödemesinin yasal olarak mümkün olmadığı, lehine sigorta yapılan üçüncü şahsın sigorta ettirenin kusurundan meydana gelen zararını sigortacıdan dava yolu ile isteyebilmesinin mümkün olduğu, davacı sigorta ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, inşaat all risks sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi ile davacının yaptığı inşaat, bakım ve onarım işi sırasında üçüncü kişilere verilen zararlar teminat altına alınmış olup sigorta, bu niteliği itibariyle sorumluluk sigortasıdır. Sigorta poliçesinde sigortalı olarak davacının belirtilmesine ve davalının da sigorta şirketi olmasına göre, davacının sözleşmenin diğer tarafı olan sigorta şirketine karşı yasal koşulların oluşması halinde dava açma hakkı bulunmaktadır. Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu gözönünde bulundurularak, değerlendirilme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.