Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/7049 E. 2012/8071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/7049
- Karar No
- 2012/8071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2009 tarih ve 2009/43-2009/577 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete karşı Ulm/Almanya Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın anılan mahkemece kabulüne karar verildiğini ve sözkonusu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan yabancı mahkemece verilen kararın ve esasa bağlı dava masrafları tespit kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil teşkil edebilmesi ile uygulanabilmesi için tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu yabancı mahkeme kararı ve masraf tespit kararının müvekkiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, karardan bu dava vasıtasıyla haberdar olunduğunu, bu nedenle davaya konu karar kesinleşmediğinden tenfizinin istenemeyeceğini, sözkonusu yabancı mahkeme kararının gerekçeden yoksun olması nedeniyle Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, ayrıca kararın TTK’nun kamu düzeni amacıyla vaaz edilmiş bulunan ve emredici nitelikteki 329 ve 405. maddelerine de aykırı bulunduğunu, Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararlar ile çeliştiğini, tenfiz koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yabancı mahkeme kararının Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmediği, postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayıldığı, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligatın kamu düzenine aykırı olduğu, bu durumda anılan Kanun’un 34.maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, mahkeme kararı kesinleşmedikçe tenfizinin de mümkün olmadığı, öte yandan TTK’nun 329. maddesinin kamu düzenine ilişkin olup, maddede bir şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceğinin aksi yöndeki sözleşmelerin batıl bulunduğunun belirtildiği, yine kamu düzenine ilişkin 405/2. maddede de pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, davaya konu yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin her iki maddeye de aykırılık teşkil ettiği, bu açıdan da kararın tenfizinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkemece verilen kararın tanınması ve tenfizi istemine ilişkin olup, yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine, somut olayda ise tenfizi talep edilen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca yetkili makamlar aracılığıyla tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine dayanak yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde olan bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olup, sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilmek suretiyle onanması gerektiğinden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00'ar TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.