Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/5844 E. 2011/16407 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5844
- Karar No
- 2011/16407
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2009/342-2010/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiğini, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, bu nedenle dava dışı sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini, davalının oluşan hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 31.018,28 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ve ihbar olunanlar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, oluşan hasar nedeniyle mal alıcısının satım bedelini eksik ödediği ya da hiç ödemediği hususlarının dava dışı satıcı veya onun halefi olan davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK’nun 1301 nci maddesi gereğince davalıdan tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının sigortalısının sigorta yaptırmakta menfaati olup olmadığı ve oluşan hasar nedeniyle sigortalı yönünden bir zarar bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya içinde mevcut gümrük beyannamesinden, davacının sigortalısının davaya konu sigortalı malları mal mukabilinde sattığı açık olup, sigorta yaptırırken mal bedellerini almaması nedeniyle sigorta menfaati bulunmaktadır. Kaldı ki, davalı da davacının sigorta yaptırmakta menfaati bulunmadığını ve mal bedelini tahsil ettiğini savunmamıştır. Mahkemece de bu hususta araştırma yapılmamıştır. Bu durumda, oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalının satım bedelini hiç ya da gereği gibi tahsil edip etmediğinin tespiti amacıyla gerektiğinde aracı bankadan da sorulmak suretiyle araştırılması ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.