Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/5107 E. 2010/12828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5107
- Karar No
- 2010/12828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2004/299 - 2009/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile yetkili acentesi olarak çalışan davalı şirket arasındaki sözleşmenin fesih edildiğini, davalı acentenin borcunu ödememesi üzerine 5.524,48 TL’nin tahsili için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe davalılar itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinden istene paranın kaynağını belli olmadığını, afaki bir miktarın istendiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın ticari defterlerine göre alacaklı göründüğü, sözleşme hükmü uyarınca davacı ticari defterlerinin tek delil olarak kabul edildiği ayrıca davacıya TTK 83. maddesi uyarınca resen tamamlayıcı yemin teklifiyle borcun bulunduğu yönünde davacı şirket yetkililerince yemin de edilmiş olduğu, davalılardan ipotek maliki ... hakkında ise MK 803 maddesi uyarınca muacceliyet ihtarı gönderilmediğinden bu kişi hakkındaki davanın reddini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... hakkındaki davanı reddine, icra takibinin davalı şirket aleyhinde 5.474,48 TL olarak devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, davacı ... ile acentesi arasındaki acentelik sözleşmenin feshi sonrası bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu, uyuşmazlığın çözümü için yeterli değildir. Zira, taraflar arasında sigorta acentelik sözleşmesi yapılmış olup davacı taraf cari hesap bakiyesinde var olduğunu ileri sürdüğü alacağının tahsilini istemekte ancak bu alacağın kaynağını dava dilekçesinde somut olarak açıklamadığı gibi bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere davacı tarafın ticari defterlerine göre bu konuda bir belirleme yapılamadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının işbu davada var olduğunu ileri sürdüğü alacağının kaynağının ve nedeninin belirlemek için şirket kayıtlarında poliçe bazındaki ilişki belirlenmek ve davacı ticari defterlerinde görünen hesap bakiye tutarının dayanak belgeleri ile birlikte araştırılarak davacı alacağının dayanağının denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan acente yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalardan acente yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı sigortaya iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.