Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/4987 E. 2011/16661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4987
Karar No
2011/16661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2009/144 - 2009/540 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin 10.000 DM (5.112,91 Euro) karşılığı 10.845,50 TL karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını istediği anda geri alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline faiz ve para ödemesi yapılmadığını, 10.845,50.TL’nın talep tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte müvekkiline geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı gerekçeleriyle davalı şirkete karşı açılan davanın reddine ve davada anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektiren bir durum söz konusu olmadığından davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler. Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak (10.000) DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formu davalı ... Yozgat İhtiyaç maddeleri A.Ş. unvanını taşımakta olup, devredeninin Yimpaş Gıda San.A.Ş., hisse adedinin 30 ve bedelinin 10.000 DM, ödenen miktarın (10.000) DM olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalı ...Ş. vekilinin 19.01.2008 tarihli cevabi ihtarnamesinde de davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri A.Ş.’de (1.000.000) TL nominal bedelli 17 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank’ın 05.03.2009 tarihli yazısında davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri A.Ş.’de 17 adet hissesinin bulunduğu belirtilmiştir. Davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4987, K. 2011/16661, T. 08.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-4987-e-2011-16661-k-32cb8e342577