Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/3193 E. 2012/2602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3193
- Karar No
- 2012/2602
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ: AV.... VEKİLİ: AV.... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2009 tarih ve 2007/816 - 2009/622 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili derneğin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun geçici 6. maddesi ile Gümrük Yönetmeliği’nin 698. maddesi hükümleri gereğince kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğunu, Derneğin 15.04.2006 tarihli olağan mali genel kurul toplantısında üyelerin haksız rekabet oluşturacak şekilde işitsel, görsel, yazılı, elektronik ortamda reklam ve ilan vermek ve iş sahibi tarafından talep edilmediği halde hizmet ve fiyat teklifinde bulunulamayacağı yönünde karar alındığını, Gümrük Kanunu’nun 5. maddesinin aynı kanunun 225. maddesinin 1. fıkrasına yaptığı atıf uyarınca gümrüklerde dolaylı temsil yetkisinin gümrük müşavirlerine ait olduğunu, davalı şirketin iştigal alanının lojistik olmasına rağmen yazılı, görsel ve elektronik ortamlarda gümrük müşavirliği hizmetleri vermekte olduğu yönünde ilan ve reklam yaptığını, iş sahipleri tarafından talep olmadığı halde hizmet teklif edip gümrük işlemlerinin teklif ettikleri şirket vasıtası ile yapılması halinde gümrük hizmet bedelinin yansıtılmayacağı yönünde beyanlarda bulunarak TTK'nun 56, 57 ve 58.maddeleri ile MK'nun 2. maddesine aykırı davrandığını, davalı şirketin bu fiilleri nedeniyle müvekkili dernek üyelerinin ekonomik menfaatlerinin zarar gördüğünü ileri sürerek, davalının TTK'nun 58/b maddesi gereğince haksız rekabet oluşturan fiillerinin meni ile 58/c maddesi gereğince beyanlarının düzeltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin Davacı derneğin üyesi olmadığından genel kurulda alınan karara uyulmadığından bahisle müvekkili hakkında dava açılamayacağını, bu nedenle müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin Gümrük Kanunu ve/veya Türk Ticaret Kanunu kapsamında dava tarihi itibariyle hukuka aykırı bir fiilinin olmadığını, gümrük müşavirliği hizmetleri ile ilgili olarak yaratılan tekelleşmeden sonra müvekkili şirketin bu alanda faaliyet göstermediğini, davanın haksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir. ./... 2010/3193 2012/2602 S:2 Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı derneğin bir mesleki birlik olup tüzük hükümleri uyarınca aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davalı şirketin 27.10.1999 tarih ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonraki dönemde yaptığı ilan ve açıklamalarda çok net bir şekilde gümrük müşavirliği hizmetlerinin ve gümrükleme hizmetinin verildiği yönündeki ifadeleri ile normal olarak sadece gümrük müşavirleri tarafından yapılabilecek ithalat hizmetini verdiğini ilan ve reklamlarda ifade etmeye devam ederek mallarını taşıdığı ve gelecekte taşıyabileceği potansiyel ithalatçıları yanıltmak suretiyle gümrükleme hizmetini verebileceğini belirtmiş olduğu, bu durumda davalının gümrük müşavirliği sektörüne karşı haksız rekabet teşkil eden fiil ve eylemlerde bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalının gazete ve internet sitesine ilan ve duyuru yapmak suretiyle gümrükleme işlemi yapma hakkı olmadığı halde hakkı varmış gibi yanlış ve yanıltıcı hareketlerde bulunmasının TTK’nun 57/3.maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin men'ine, 58/c maddesi gereğince de haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılarak gazete ve internet ortamında yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 21,15 H 17,15 PH 04,00 BK 27.02.2012 - HK