Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/12800 E. 2012/3700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/12800
- Karar No
- 2012/3700
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2008/175-2010/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.nin müvekkili ile imzaladığı sözleşme gereğince müvekkili lehine davalı ... şirketine sigorta poliçeleri yaptırdığını, poliçe kapsamında bulunan araçlarda meydana gelen arızaların müvekkili tarafından giderildiğini, poliçe gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken bedellerin sözleşme gereğince dava dışı Warranty A.Ş.ne bildirilmesine rağmen sonuç alınamadığını, başlatılan icra takibine Warranty A.Ş.nin itiraz etmemesine rağmen davalı ... şirketinin haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı Warranty A.Ş. arasında yapılan garanti sözleşmesi gereğince otomobil firmalarına ait araçların sigorta kapsamına alındığını, sigorta ettiren olan Warranty A.Ş.nin prim ödeme borcunu ödememiş olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 25.000 USD'nin Aralık 2003'de vadesi gelen poliçelere ilişkin olduğu, sigorta ettiren tarafından 31.08.2003 tarihinden sonraki dönem için verilmiş kuvertür notunun olmadığı, davalı ile dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. arasında yazışmalardan mahsuplaşma yoluyla prim tahsili konusunda mutabakata varıldığı, mahsuplaşma yoluyla davalı alacağının 88.937.28 USD olduğu kabul edilmesine rağmen, davalının açtığı davasında 587.504.35 USD prim alacağının tahsilini istediği ve davanını takipsiz bırakılarak açılmamış sayılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sigorta tazminatının tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davalı ile, poliçelerde sigorta ettiren durumunda olan dava dışı Warranty A.Ş. arasında imzalanan Yönetim Antlaşması gereğince, dava dışı firma tarafından sigorta ettirilen poliçelerden dolayı, bu firmanın sigorta primlerini tahsil ettiği, hasar bedellerini davacının ve benzer durumda olan firmaların müşterilerine ödediği ve tarafından toplanan sigorta primlerini, gerekli mahsuplaşma yapıldıktan sonra davalıya intikal ettirdiği davalı defterleri de incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuyla saptanmış bulunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir kısım koşulları yerine getirilmemiş olsa dahi davalıyla dava dışı Warranty ve Warranty ile davacı arasında imzalanan sözleşmeler işlerlik kazanmış bulunduğundan kuvertür verilmemiş olması davacının tazminat istemesine engel teşkil etmez. Mahkemece, emsal alınan ilamda kuvertür notlarının verilip verilmediğinin araştırılmasının belirtilmesi nedeniyle 31.03.2003 tarihinden sonra verilmiş bir kuvertür notunun bulunmaması davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de, ilamda anılan hususlarda gerekli araştırma yapılmaması nedeniyle, bu konuların araştırılmasına değinilmiştir. İlam içeriği de nazara alınarak inceleme yapılan işbu davada ise yukarıda da belirtildiği üzere sözleşmelerin işlerlik kazandığı, davalı ... şirketinin defterleri üzerinde yapılan incelemelerden dava dışı Warranty firmasıyla mahsuplaşmaların yapılarak anılan firmadan yapılan ödemelerin defterlere işlendiği anlaşıldığından, mahkemenin kuvertür koşulunun gerçekleşmediğine dayalı gerekçesine itibar olunamaz. Mahkemece, Dairemizin emsal bozma ilamında sözü edilen 25.000 USD'lik ödemenin dava dışı firmanın 31.12.2003 tarihinden önceki borçlarına karşılık yapıldığı saptandığına göre, anılan ödemenin bu tarihten önce düzenlenen poliçelere istinaden kısmi bir prim ödemesi olduğunun kabulü, 31.12.2003 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler bakımından ise, davalı, dava dışı firmaya prim tahsil yetkisi vermiş bulunduğundan ve davacı da Warranty firmasının düzenlettirdiği poliçelere istinaden kendi müşterilerine ödeme yaptığından, poliçe düzenlendikten sonra ödeme yapılmış olması halinde, davacının yaptığı bu ödemelerin prim karşılığı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, açıklanan tüm bu hususlar nazara alınarak davaya bakılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.