Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/1269 E. 2011/10500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/1269
- Karar No
- 2011/10500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/10/2009 tarih ve 2009/14-2009/688 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ithal ettiği malzeme bedelleri için davalı bankaya akreditif açtırdığını, akreditif bedeli tutarının 22.02.2001 günü ödenmesi gerektiğini, aynı gün sabit kur yerine dalgalı kur sistemine geçilmesi nedeniyle Reuters TL/FX ekranının kapalı olduğunu, bu yüzden davalı bankaya 1.171 TL. kur üzerinden akreditif bedelinin ödendiğini, ancak, Merkez Bankası’nın döviz kuruna referans bazında 962.499 TL. olarak açıkladığını, açıklanan bu kur ile müvekkilince ödenen kur arasındaki fark kadar davalı bankanın nedensiz zenginleştiğini ileri sürerek 42.337 TL. kur farkının 23.02.2001 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, akreditif bedelinin davacıya 15.09.2000 tarihinde teklif edilen şekilde ödeme tarihindeki saat 11 itibariyle Reuters ekranındaki en düşük fiyatı veren ilk 10 bankanın döviz satış kuru ortalaması esas alınarak ödenmesi gerektiğini, hükümetçe 22.02.2001 tarihinde sabit kurdan dalgalı kura geçilmesi nedeniyle oluşan belirsizlik üzerine Reuters TL/FX ortalamasının oluşmadığını, bu yüzden o tarihteki davalı bankanın döviz satış işlemlerini uyguladığı 1.2 TL.lik kurdan davacı lehine indirim yapılarak 1.171 TL.lık kura göre akreditif bedelinin tahsil edildiğini, davacının 12.09.2001 tarihinde ödemesi gereken akreditif bedelini 10 günlük opsiyon süresinin son gününü bekleyerek zarara kendisinin neden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin 09.10.2008 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın bozma ilamındaki hususlara göre düzenlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 32.614,29 TL’nın 23.02.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1 – Davalı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi hâkime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K.'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2 – Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 421,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 67,20 TL temyiz başvuru ve 18,40 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, 19/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.