Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/11606 E. 2012/15846 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11606
Karar No
2012/15846
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2010 tarih ve 2009/147-2010/336 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca 01/01/2008-31/12/2008 tarihleri arasında davalının Tire'deki fabrikası ile İzmir Limanı arasında mallarını müvekkilinin taşıdığını, sözleşmenin 6.maddesi uyarınca taraflardan birinin 1 ay önceden fesih ihbarında bulunmaması halinde sözleşmenin 1 yıl uzatılmış sayılacağının düzenlendiğini, davalının bu koşula uymayarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, şimdilik (25.000 ) TL tutarındaki zarar bedelinin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin hizmet aldığı 1 yıl süresince sözleşmeden beklediği yararı sağlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflardan birisince bir ay öncesine kadar fesih ihbarında bulunmadığından 31/12/2008 tarihinden sonra sözleşmenin bir yıl daha uzamış sayıldığı, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği ve daha iyi fiyat veren ve daha geniş lokasyona sahip başka bir şirket ile çalışılmak istendiği, davalı defterleri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davacının zararının (15.473,89 ) TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Ancak dava, taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 01.01.2008-31.12.2008 tarihleri arasında bir yıl süreli olduğu, bu dönemde feshedilmediğinden bir yıl süreyle yenilendiği ve davalının bu sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle isteyebileceği tazminat miktarının tespiti noktasındadır. Mahkemece, sözleşmenin haksız feshinden sonra kalan sürenin tamamı itibariyle davacının gelir kaybına uğrayacağı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, öncelikle davacının aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gerekli makul süre tespit edilip, bu süre itibariyle elde edeceği gelir hesaplanmalı, anılan süre itibariyle tasarruf ettiği giderler de tazminattan mahsup edilmelidir. Bu durum karşısında mahkemece, aralarında taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu heyet aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılarak, öncelikle davacının o yörede ve aynı veya benzer şartlarda bir işi bulabilmesi için gerekli olan makul süre tespit edilmeli (zira makul sürede benzer bir işi bulamayan davacı kendi kusurundan yararlanamamalıdır), bu süre içinde 2009 yılı koşullarına göre taşıma işini davacının yapması halinde elde edebileceği net kar miktarı belirlenmeli (somut uyuşmazlıkta davalının aynı dönemde taşıma işini başka bir şirkete yaptırdığı sabit olduğuna göre, 2009 yılı koşulları belirlenirken dava dışı şirketin yaptığı taşımanın güzergahı, sayısı gibi verilerden yararlanılmalıdır), BK.'nun 325. maddesi uyarınca davacının bu işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği giderler de tazminattan mahsup edilmelidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir başka konu da davacının aynı dönemde davalı yerine bir başkasına taşıma işi yapıp yapmadığıdır. Zira davacının bu dönemde başka bir taşıma işini yapması halinde, bu işten elde ettiği kar miktarının da tazminattan düşülmesi gereklidir. Mahkemece bu konuda sadece davacı defterleri incelenmiş, davalıdan delilleri sorulmamıştır. Bu durumda mahkemece davalıdan, davacının anılan dönemde başkalarına taşıma işi yaptığı savunmasını ispatlamak için delilleri sorulmalıdır. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve hesaplama yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11606, K. 2012/15846, T. 11.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-11606-e-2012-15846-k-42117b96bd98