Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/11173 E. 2012/2787 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11173
Karar No
2012/2787
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2007/825-2010/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin alacağına karşılık olarak keşidecisi Yemeniciler Basım Yayın ve Konfeksiyon Paz San Tic. A.Ş.'den aldığı 4.100.TL ve 2.800.TL bedelli iki çekin kaybolduğunu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, dava devam ederken çeklerin İstanbul 3. İcra Müdürlüğü nezdinde davalı tarafından icra takibine konulduğunu, davalının ağır kusurlu olduğunu zira çeklerdeki ciro silsilesinin bozuk olduğunu ve müvekkili şirketin cirosunu taşımadığını, şirket yetkilisinin imzası ile şirket kaşesinin taklit edildiğini ileri sürerek çeklerin müvekkiline iadesini, çek bedellerinin müvekkili şirket tarafından istirdadını, davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu çeklerin meşru hamili olduğunu, çeklerin ediminde herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının çeklerin ilk cirantası olduğu, ancak imzanın yetkilisine ait olmadığı, TTK'nın 589. maddesi gereği çeklerdeki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre TTK'nun 598 maddesi uyarınca, davalının iyi niyetli yetkili hamil sayılacağı, davacının çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği ancak bunu kanıtlayamadığı, davacı çeklerden dolayı davalıya borçlu değil ise de, davalının çeklerin yetkili hamili olduğu, icra dosyasına çeklerin keşidecisi tarafından yatırılan bedeli istirdat isteminin yerinde bulunmadığı, ayrıca çeklerin iadesi isteminin de haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekili, çeklerin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını ve çekteki ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek çeklerin iadesini, çek bedellerinin istirdadını, davalıya borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. İmzanın sahteliği itirazı mutlak defilerden olup, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınabilecek bir husustur. .../... TTK.'nın 589. maddesindeki "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez" amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre TTK.'nın 598. maddesi uyarınca, davalı iyiniyetli yetkili hamil sayılır. Bu nedenle davacı yan, çekin istirdadı isteminde bulunamaz. Ancak çeklerdeki ciro imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre, TTK.'nın 589. maddesindeki bu düzenleme uyarınca imzaların istiklali prensibi gereği mahkemece, dava konusu çeklere ilişkin icra takip dosyalarına yapılan çek bedeli ödemelerinin kim tarafından yapıldığı açıklığa kavuşturularak, davacı tarafça bu ödemeler yapılmışsa, davacı vekilinin talebi doğrultusunda bu bedellerin istirdadına, olmadığı takdirde davacı vekili menfi tespit isteminde bulunduğuna göre bu isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacının çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığı kabul edilmesine rağmen davanın tamamen reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir SONUÇ:Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 07/03/2012 - S.C

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11173, K. 2012/2787, T. 27.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-11173-e-2012-2787-k-99232de8d89d