Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/10345 E. 2012/1783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10345
- Karar No
- 2012/1783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Viranşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2010 tarih ve 2008/218-2010/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin işyerinin davalıya akaryakıt paket sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, petrol istasyonunda motorin tankının dalgıç pompası contasının yakıt kaçırdığının fark edildiğini ve servise tamir ettirdiklerini, ancak durum fark edilene kadar 19.000 litre ürün kaybının olduğunun tespit edildiğini, davalı sigortaya yapılan ihbar sonucu teklif edilen 4.500 TL zararı kabul etmediklerini, zararının çok daha fazla olduğunu ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile 25.373,10 TL’nin 08.05.2008 tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ekspertiz raporuna göre zararın 4.467,18 TL olduğunu, davacının ödemeyi kabul etmediğini, davacının talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, zayi olan motorin miktarının 10.000 litre, tazminat miktarının 25.373,10 TL olduğu gerekçesiyle, bu miktarın ihbar tarihi 15.05.2008’i takip eden 16.05.2008 gününden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1)Dava, sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece alınan 23/11/2009 tarihli bilirkişi raporu ile ilgili olarak davalı vekili 05/02/2010 havale tarihli dilekçesinde ekinde posta masrafı da gönderildiği belirtilmek suretiyle anılan bilirkişi raporunun taraflarına tebliğini talep etmiş olup, mahkemece davalı vekilinin bu istemi konusunda olumlu-olumsuz karar verilmeksizin ve davalı vekiline rapora itiraz imkanı tanınmaksızın 03/03/2010 tarihli celsede nihai karar verilmiştir. HMUK’nun 282. maddesinde düzenlenen “Ehlivukuf raporunu mahkeme kalemine verir. Verildiği tarihi başkatip rapora işaret eder ve mahkemeden evvel suretlerini iki tarafa tebliğ eder” hükmü gereğince, davalı vekili hukuki bilirkişi raporunu tebliğ için masraf da vermiş olduğu halde rapor kendisine tebliğ edilmeksizin ve rapora karşı itiraz hakkı tanınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. 2) Kabule görede, TTK’nun 1299. maddesinde, sigorta bedelinin rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun 1292. madde gereğince doğduğu tarihte muaccel olacağı düzenlenmiş olup, temerrüt için özel bir düzenleme öngörülmemiştir. Bu nedenle, genel hükümlerden sayılan B.K’nun 101. maddesinin temerrüt yönünden uygulanma olanağı mevcuttur. Ancak, poliçe genel şartlarında sigortacının temerrüdü yönünden özel bir düzenleme yapılmış ise bu özel düzenlemenin genel hükümlerden önce uygulanması gerekir. Bu durumda, mahkemece dava konusu sigorta poliçesine ilişkin genel şartlarının ilgili maddesi ve BK’nun 101. maddesi birlikte değerlendirilerek bu esaslar doğrultusunda davalı ... şirketinin temerrüt tarihi belirlenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.