Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/6278 E. 2010/12377 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6278
Karar No
2010/12377
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/681 - 2008/639 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket temsilcileri tarafından paralarını istedikleri an geri alabilecekleri ve yüksek oranda kâr verileceği vaadiyle davalılara “Ödeme dekontu, hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi” ibareli bir belge karşılığında 07.12.1998 tarihinde 160.060 DM yatırdığını, müvekkillerinin ödedikleri parayı geri almak istediklerinde ödeneceği sözü verilmesine rağmen ödenmediğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkillerinden para tahsil ettiklerini ve bu faaliyetlerini geçerli bir hisse senedi satımı yapılmış gibi göstermeye çalıştıklarını, müvekkillerinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkillerine hisse senedi teslim edilmediğini, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, davalı ... ve diğer yönetim kurulu üyelerinin de müvekkillerinin uğradığı zarardan sorumlu olduklarını, müvekkillerinin yatırdığı para karşılığı kendilerine yapılan vaatlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıların sebepsiz olarak zenginleştiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılara verilen paradan şimdilik 6.500,00 YTL’lik kısmın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, bu doğrultuda müvekkillerinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacıların Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortakları olup, bu şirkette halen hisselerinin bulunduğunu, davacıların diğer şirketlerde ise herhangi bir ortaklıklarının olmadığını, bu şirketlerin birbirinden ayrı tüzel kişiliği olduğundan Yimpaş Holding A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davaların husumetten reddinin gerektiğini, TTK’nun 405/2 nci maddesi uyarınca anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemelerinin mümkün olmadığını, ayrıca anılan Kanun’un 329 ncu maddesine göre de bir anonim şirketin kanunda belirtilen istisnalar hariç olmak üzere kendi hissesini temellük sonucunu doğuracak işlemler yapamayacağını, yönetim kurulu üyelerine karşı ortaklık payının iadesi için dava açılması mümkün olmadığından bunlar hakkında açılan davanın da husumetten reddinin gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı ... Gıda San.ve Tic.A.Ş.’de hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2 nci maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacıların isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsisorumluluklarını gerektirir bir durumun da bulunmadığı, davacıların davalılar Yimpaş Holding A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. Ve Tic.A.Ş.’de hisselerinin olmadığı gerekçesiyle davalı ... Gıda San.ve Tic.A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405 nci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler. Somut olayda davacılar vekili, müvekkillerinden “Ödeme dekontu, hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi” yazılı bir belge karşılığında 160.060 DM tahsil edildiğini, ancak geçerli bir şekilde ortak olunmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacıların ortak olduğunu savunarak, ortaklık pay defterinin davacılara ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Bu belgede davacıların davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’de 1.000.000 TL nominal bedelli 322 adet hisselerinin olduğu kayıtlı olup, davalı şirketler tarafından mahkemeye verilen cevabi yazıda da aynı hususlar belirtilmiş, Takasbank’tan gelen yazıda da davacıların 322 adet Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. hisse senedinin bulunduğu bildirilmiştir. Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır. Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6278, K. 2010/12377, T. 02.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-6278-e-2010-12377-k-8bad94e12975