Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/3799 E. 2010/11271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3799
Karar No
2010/11271
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/246 - 2008/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden tahsil edilen paranın istemde bulunulmasına rağmen davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından davalı aleyhine Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını, yapılan yargılama sonucu davalı aleyhine karar verildiğini ve bu kararın kesinleşmiş olduğunu ileri sürerek, sözkonusu yabancı mahkeme kararının ve yargılama masraflarına dair ek masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tenfiz için bulunması gerekli yasal şartların bulunmadığını, yabancı mahkemece yapılan yargılamada savunma haklarının kısıtlandığını, yabancı mahkeme kararının Lahey Sözleşmesi'ne göre tebliğ edilmediğini, karardan bu dava vasıtasıyla haberdar olunduğunu, bu durumda davaya konu yabancı mahkeme kararının kesinleşmemiş olduğunu, yabancı mahkeme kararının ulaştığı sonucun kamu düzenine ilişkin hükümlere aykırı bulunduğunu, ayrıca tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türk Mahkemelerin- den verilmiş kararlar ile çeliştiğinden bu durumun da kamu düzeninin ihlaline yol açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yabancı mahkeme Kararının Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayıldığı, tebligat hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu, yapılan tebligatın kamu düzenine aykırı olması nedeniyle ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığı, karar kesinleşmedikçe tenfizinin de mümkün bulunmadığı, ayrıca TTK’nun 329. maddesi uyarınca bir şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği, aksi yöndeki sözleşmelerin batıl olduğu, yine aynı Kanun’un 405/2. maddesinde de pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin hüküm altına alındığı, bu hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, oysaki yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin sözkonusu her iki maddeye de aykırılık oluşturduğu, bu açıdan da kararın tenfizinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde bulunması sebebiyle maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir usulsüzlük olmamasına ve bir yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine, dava konusu olayda ise tenfizi gereken kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca yetkili makamlar aracılığıyla tebliğ edilmeyip, posta yoluyla tebliğ edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine gerekçe yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde olan bu gerekçeye göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55'er TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3799, K. 2010/11271, T. 04.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-3799-e-2010-11271-k-c1134ac670ae