Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/2532 E. 2010/8133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/2532
Karar No
2010/8133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2006/326-2008/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanı da olan ve uzun yıllar süren yoğun emek ve masrafla maruf ve tanınmış markalar arasına kattığı, “... NAKLİYAT+Şekil” ibareli 39. sınıf hizmetleri içeren ve At Arabası Şeklinden müteşekkil, 36, 37 ve 39. sınıf hizmetleri içeren markaları ile ticaret unvanına iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyen “EFENDİ...” ibareli 39. sınıf hizmetleri içeren markanın davalı tarafından tescil ettirildiğini, bunun yanında anılan markasını dahi tescil ettirildiği biçimde değil, iltibası daha da kuvvetlendirecek biçimde “e...” biçiminde ve bu ibareye at arabası şeklini de ekleyerek kullandığını, bu şekilde dava dışı Hürriyet gazetesinde 55 yıllık tecrübe ile hizmet sunulduğunu da belirterek reklâma yönelik ilânlar verip, “www.e...nakliyat.com” ibareli alan adını da alıp web sayfasında “e...” ibaresiyle tanıtım ve ticarî faaliyet gerçekleştirdiğini, araçlarının görünebilir yüzeylerine de “e...” ibaresi ve at arabası biçimini yazıp eklediğini, bu eylemler sebebiyle müvekkilinin maddî ve manevî zararlara uğradığını ileri sürerek, davalı adına tescilli anılan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının taşımacılık ile ilgili ticari faaliyetinde “e...” ibaresini ve “at arabası” biçimini kullanmasının müvekkilinin marka hakkı ile ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile bu eylemlerin durdurulmasına, men'ine ve ref'ine, davalının anılan ibareyi taşıyan tüm tanıtma vasıtaları ile iş evrakına el konulmasına, üzerlerinden ihlal teşkil eden ibarelerin silinmesine, silinemiyor ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhalarına, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 1.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan tahsiline ve ilâna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış olduğu, son ticaret sicil tescilinin taşımacılık iştigal mevzuunu içerecek şekilde ... HOLDİNG A.Ş. olduğu, davalı markasının “EFENDİ...” olduğu ancak, ticarî faaliyetinde markayı değil, “e...” sözcüğünü ve bu ibareye “at arabası” şeklini ekleyerek kullandığı, yine bu şekilde Hürriyet gazetesinde 55 yıllık tecrübe ile hizmet sunulduğunu da belirterek reklâma yönelik ilânlar verip, “www.e...nakliyat.com” ibareli alan adını da tescil ettirdiği, “e...” ibare ve “at arabası” şekliyle tanıtım ve ticarî faaliyet gerçekleştirdiği, taşımacılıkta kullandığı araçların görünebilir yüzeylerine de “e...” ibaresi ve “at arabası” biçimini eklediği, markaların esaslı ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, aynı anlamı taşıdıkları, aralarında görsel, anlamsal, sescil ve umumî intiba itibariyle benzerlik bulunduğu, yine, davalı markasının davacının tescilli ticaret unvanının ayırıcı unsurunu aynen içerdiği, TTK’nun 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve ilân edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkının, münhasıran sahibine ait bulunduğu ve 556 sayılı KHK’ nin 8/5. maddesi uyarınca başkasının tescilli ticaret unvanını içeren bir markanın tescilinin hukuka aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle de davalının “EFENDİ...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, markanın tescil edildiği biçimiyle değil de, ayırt edici karakteri değiştirilerek, tescilli bir başka markaya yanaşacak biçimde kullanılmasıyla marka hakkının ihlâlinin gerçekleşeceği, davalının “EFENDİ...” biçimindeki tescilli markasını, bu şekilde değil de, “E...” şeklinde, hem de davacının at arabası biçimindeki markasındaki şekil ile aynı sayılabilecek bir at arabası şekliyle birlikte kullandığı, böyle bir kullanım hâlinde, artık markanın ayırt edici karakterini hâlen taşıdığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davalının, davacının markalarının kapsamında bulunan bir hizmet sunduğu, bu hizmetin sunumunda kullandığı “E...” ibaresi ile “AT ARABASI” şeklinin davacının tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğu, davalı şirketin hiçbir teknik zorunluluk yokken kendi hizmetinin sunuş biçiminde, birebir aynılığa yakın derecede, davacı ticaret unvanına ve markasına yaklaşmasının karışıklık yaratacağı, davalı eylemlerinin TTK’nun 56. ve 57. maddelerinde tanımlanan haksız rekabet olduğu, öte yandan, marka hakkına tecavüz oluşturan her eylemin ayrıca haksız rekabet de oluşturduğu, davacının uğradığı zararının net olarak tespitinin mümkün olmadığı, ancak, böyle bir eylem nedeniyle davacının zarara uğramamasının mümkün olmadığı, her iki tarafın işlerinin niteliği, ciroları ve tüm ticarî faaliyetini göz önüne alındığında davacı zararının 1.000,00 TLolarak takdirinin yerinde olduğu, davalının eylemleri nedeniyle marka sahibinin üzüntü ve acı duyduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının taşımacılık ile ilgili ticari faaliyetinde “e...” ibaresini ve “at arabası” biçimini kullanmasının davacının marka hakkı ile ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile bu eylemlerinin durdurulmasına, men'ine ve ref'ine, davalının anılan ibareyi taşıyan tüm tanıtma vasıtaları ile iş evrakına el konulmasına, üzerlerinden ihlâl teşkil eden ibarelerin silinmesine, silinemiyor ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhalarına, 1.000,00 TL maddî ve 4.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan tahsiline ve ilana karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 281,40 TL temyiz ilam harcının ise temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2532, K. 2010/8133, T. 08.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-2532-e-2010-8133-k-4e6ed061e6c1