Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/14762 E. 2012/2624 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/14762
- Karar No
- 2012/2624
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... DAVALIlLAR : 1-Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... Gelirli 3-...İFLAS İDARESİ 4-... 5-... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2009 tarih ve 2008/392-2009/202 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Z. Cumhur Doğan ve Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. İflas İdaresi vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.......ile davalı ... iflas idaresi vekili Av. N..........u, TMSF vekili Av. C..........lu, BDDK vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da çalışarak biriktirdiği paraları İmar Bankası’nın gurbetçiler için Türk gazetelerinde verdiği Dövize Yüksek Faiz başlıklı ilana aldanarak bankaya yatırdığını ve hesap cüzdanı aldığını, daha sonra 03.07.2003 tarihli kararla bankanın TMSF’ye devredildiğini, ayrıca BDDK tarafından Off Shorre’ye para yatıranlara paranın ödenmeyeceği kararı altına aldığını, oysa ki müvekkilinin parayı Off Shore hesabına değil davalı bankaya yatırdığını, cüzdan üzerine Off Shore yazılmasının müvekkilinin talimatı dışında olduğunu, davalı banka yanında bu bankanın ve İmar Bank Off Shore Ltd’nin hakim ortağı olan ...’ın da doğan zarardan sorumlu olduğunu, bunun yanında BDDK çalışanı İmar Bankası A.Ş yönetim kurulu üyesi ve daha sonra Müflis İmar Bankası A.Ş Genel Müdürü olan ... ve temsil ettiği BDDK’nın da zarardan sorumlu olduğunu, TMSF’nin de bankaya el koyarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek İmar Bank Off Shore Ltd adlı bankanın dava tarihinde bankacılık izninin ve hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve bu nedenle bu bankadan paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının ve paranın İmar Bankası A.Ş bünyesinde bulunduğunun ve Off Shore’ye aktarılmadığının tespitine, 164.141,33 Euro karşılığı olan 317.296,71 TL’nin davalılardan avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı BDDK vekili, kurum aleyhine açılacak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, ...’ın yasalar gereği atamasının yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. ./... 2009/14762 2012/2624 S2 Davalı ... vekili, kendisinin el konulmadan önce bankaya BDDK tarafından yasa gereği yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, Bankalar Yasası’nın değişik 24/6 md gereğince BDDK tarafından atanan görevlilere dava açılamayacağını, savunarak davanın reddini talep etmiştir. TMSF vekili, müvekkilinin Bankalar Yasası’ndan kaynaklanan yetkileri gereğince İmar Bankası’na el koyduğunu, ayrıca idari işlem olması nedeniyle husumetin idari yargıda görülmesi gerektiğini, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/132 sayılı ve 08.06.2004 günlü kararı ile İmar Bankası’nın iflasına karar verildiğinden husumetin iflas idaresine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Müflis Türk İmar Bankası T.A.Ş iflas idaresi vekili, İmar Bankası’nda mevduatı olan kişilerin iflas masasına başvurabileceklerini, davacının da iflas masasına müracaat ettiğini, İmar Bankası Off Shorre’nin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu ve husumetin oraya yöneltilmesi gerektiğini, davacının 02.10.2000 tarihinde iki farklı Off Shorre hesabı için ayrı ayrı yazmış olduğu hesap kapatma talimatında ve hesap açma talimatlarında imzasının olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka ortaklarının ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu yasada düzenlenmiş olduğu gibi TTK’da da sermaye ile sınırlılık ilkesi ve öncelikle şirkete husumet yöneltilmesi gerektiği, banka aleyhine açılan davanın ise öncelikle alacağın Off Shorre’den tahsili yoluna gidilmesi ve bunun için tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra bankaya husumet yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 2. maddesindeki taleplerin tek başına tespit davası olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, açılacak bir eda davası ile ileri sürülebilecek hususlar olduğu gerekçesi ile BDDK hakkında açılan davanın mahiyeti ve sıfatı dikkate alınarak mahkememinin görevsizliğine, TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis İmar Bankası A.Ş, ... ve ... hakkında açılan davanın erken açılmış dava olması nedeniyle reddine, dava dilekçesi kapsamında Off Shore hakkında eda davası açılması gerekir iken tespit talebi ile yetinildiğinden İmar Bankası Off Shore Ltd hakkında açılan davanın da reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılardan Z. Cumhur Doğan ve Müflis İmar Bankası İflas İdaresi vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taraf davalı TMSF’nun tasarruf mevduat sigorta kapsamında sorumlu olduğunu ileri sürerek dava açtığına göre bu davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de, mahkemece bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle sonucu itibariyle kararın doğru olması nedeniyle davacı vekilinin TMSF, BDDK, Müflis İmar Bankası A.Ş. ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ./... 2009/14762 2012/2624 S3 2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, TTK’nun 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın da bulunduğu davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı ... ile diğer davalı ... yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir. Bu durum karşısında, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, aynı Yasanın 41 ve TTK.nun 321/son maddeleri uyarınca ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalılardan Z. Cumhur Doğan Müflis İmar Bankası A.Ş.’ne BDDK tarafından el konulmasından sonra yönetim kurulu üyesi olarak , daha sonra bankanın 03.07.2003 tarihinde TMSF’ye devri üzerine TMSF tarafından yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak atanan bir kamu görevlisidir. Davalının atandığı ve görev yaptığı dönemde yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunun 24/6. maddesi ve halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 127/4-5. maddesi “… kurul veya fon tarafından atanan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan kurum veya fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da husumet ilgili kuruma yöneltilir.” hükmüne haizdir. Bu itibarla mahkemece davalı ...’nın hukuki durumunun açıklanan maddeler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4- Davalı ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK.235.maddesi uyarınca davacının davadan önce iflas masasına başvurduğu, iflas masanın talebi reddettiği ve işbu davanın İİK. 235. maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürede açılmadığı anlaşıldığından bu davalı aleyhine açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmek gerekirken, bu davalı aleyhine açılan davanın erken olduğu gerekçesiyle reddi doğru olmamış Müflis İmar Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın Müflis İmar Bankası A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ./... 2009/14762 2012/2624 S4 SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar TMSF, BDDK, Müflis İmar Bankası A.Ş. ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine, takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalılardan TMSF, BDDK ve Z.Cumhur Doğan'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 22/03/2012 HŞ