Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/12511 E. 2011/4918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/12511
- Karar No
- 2011/4918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi Sayısı: 2005/575 Esas Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2009 tarih ve 2005/564-2008/552 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalıların dava dışı Tekstil Bankası AŞ'den kullandığı kredi borcunu ödememesi üzerine dava dışı ...'un bankanın alacağını ödediğini ve alacağını müvekkiline temlik ettiğini ileri sürerek, asıl davada 521.000,00 TL'nin davalı ...'den, birleşen davada ise 136.549,70 TL'nin davalı ... Holding A.Ş.'den tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dava davalıları vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların borçlarını bankaya ödeyen...'ın alacağını davacıya temlik ettiği ve davacının temlik nedeniyle davalılardan alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile, asıl davada 512.000,00 TL'nin, birleşen davada ise 136.549,70 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin, gerekçeli kararın harçsız verilmesi istemi mahkemece reddedilmiştir. Ret kararını, davacı vekili temyiz etmiştir. Harçlar Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasının a bendindeki “Karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez” şeklindeki ikinci tümcesi Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli kararıyla iptal edilmiş olup iptal kararının derdest davalarda uygulanacağı kuşkusuzdur. Diğer yandan Harçlar Kanunu'nda 6009 sayılı Yasa ile 23.07.2010 tarihinde değişiklik yapılarak anılan kanunun 28. maddesine göre, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel oluşturmayacağı açıkça düzenlenmiş durumdadır. Bu durumda, anılan düzenlemeler dikkate alınıp, davacı isteminin değerlendirilerek bir karar verilmesi için kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 18.06.2009 tarihli kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Mahkemece, davanın kabulüne ve bakiye harcın davalıdan tahsiline dair tesis edilen kararın taraflara tebliğe çıkarılmasının davacı vekili tarafından talep edilmesi üzerine bakiye harcın yatırılmamış olması nedeniyle mahkemenin 18.06.2009 tarihli ek kararı ile kararın tebliğe çıkarılması istemi rededilmiş ve davacı vekili ek kararı temyiz etmiştir. HUMK'nun 427 nci maddesi gereğince mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinden ve kararın tebliğe çıkarılması veya çıkarılmaması müstakil kazai neticesi olmayan hakimlikçe yapılmış bir muameleden ibaret bulunup nihai karar mahiyetini haiz olmadığından (Y.İ.B.K 27.03.1957 T. 10/1 S.) davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekir Sayın Çoğunluğun ek kararın bozulmasına dair görüşüne bu nedenlekatılamıyor ve karara muhalif kalıyorum.