Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/11535 E. 2011/4031 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/11535
- Karar No
- 2011/4031
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2009 tarih ve 2008/501 - 2009/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği paranın ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine Almanya Duisburg Eyalet Mahkemesi’nde açtığı davanın davacı lehine sonuçlandığını ileri sürerek, 02.06.2006 tarihinde 6 0 312/05 numaralı dosya ile verilen kararın ve masraflara ilişkin kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tenfiz için bulunması gerekli yasal şartların bulunmadığını, yabancı mahkemece yapılan yargılamada savunma haklarının kısıtlandığını, yabancı mahkeme kararının Lahey Sözleşmesi'ne göre tebliğ edilmediğini, bu durumda davaya konu yabancı mahkeme kararının kesinleşmemiş olduğunu, yabancı mahkeme kararının ulaştığı sonucun kamu düzenine ilişkin hükümlere aykırı bulunduğunu, ayrıca tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türk Mahkemelerinden verilmiş kararlar ile çeliştiğinden bu durumun da kamu düzeninin ihlaline yol açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 329. maddesi uyarınca bir şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği, aksi yöndeki sözleşmelerin batıl olduğu, yine aynı Kanun’un 405/2.maddesinde de pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin hüküm altına alındığı, bu hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, oysaki yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin sözkonusu her iki maddeye aykırılık oluşturduğu, bu açıdan kararın tenfizinin mümkün olmadığı, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayrı Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’ne Türkiye ve Almanya'nın taraf bulunduğu, Türkiye yönünden bu sözleşmenin 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılan Lahey sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden birinin de doğrudan posta yolu ile tebligata ilişkin olup, bu yönteme sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmanın mümkün olduğu, Türkiye’nin ise 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile açıkça belirttiği, MÖHUK’nun 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde bulunması sebebiyle maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir usulsüzlük olmamasına ve bir yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine, dava konusu olayda ise tenfizi gereken kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca yetkili makamlar aracılığıyla tebliğ edilmeyip, posta yoluyla tebliğ edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine gerekçe yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde olan bu gerekçeye göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.