Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1351 E. 2026/4357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1351
Karar No
2026/4357
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/259 E., 2016/16 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan 13.11.2014 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıkl hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden Katılan ...'nın İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2012/7646 Esas sayılı takip dosyasında 25.01.2010 tanzim, 25.02.2010 vade tarihli 165.000,00 TL bedelli senedi kefil olarak imzaladığı, keşidecisinin yargılama dışı ..., alacaklının ise sanığın olduğu, katılanın senedi boş olarak imzaladığı, 10.000,00 TL için arkadaşı olan ve senet keşidecisi ...'a kefil olduğu, daha sonradan senet üzerinde oynama yapılarak bedel kısmının yükseltilerek 165.000,00 TL'ye çıkartıldığı, bu kısım üzerinden de sanık tarafından icra takibi başlatıldığı, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; katılan yargılama aşamasında alınan beyanında; bahse konu senetteki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak 10.000,00 TL için kefil olduğunu, imza atarken senedin boş olduğunu, daha sonradan bedel kısmının 165.000,00 TL olarak doldurulmuş olduğunu, arkadaşı olan ve senet keşidecisi ...'a almış olduğu mobilya karşılığında kefil olduğunu, suça konu senedin de bu doğrultuda tanzim edildiğini, 01.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda "ibraname" başlıklı belgede alacaklının sanık, borçlular ... ibaresi ile başlayan, tanzim tarihi bulunmayan "taraflar ibra olmuşlardır" cümlesi ile sonlanan, alt sol kısımda alacaklı adına el yazısıyla atılmış ... yazısı ve adına atılı bir imza ile sağ alt kısımda borçlu adına el yazısıyla atılmış "..." yazısı ve adına atılı imza üzerinde yapılan inceleme sonucunda sanık adına atılmış bulunan imzanın sanığın eli ürünü olduğunun bildirildiği, buna ilişkin "İbranamenin" dosya içerisinde bulunmadığının tespiti karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, söz konusu senedin borçlusu olan keşidece ...'ın tanık olarak bilgi ve görgüsüne başvurularak senedin hangi ticari ilişkiye karşılık tanzim edildiği, senedin sanığa boş olarak mı yoksa tüm unsurları tam şekilde mi teslim edildiği, dosya arasında aslı ya da onaylı sureti bulunmayan ancak 01.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında düzenlenen "ibraname" başlıklı belge altındaki imzanın sanığın eli ürünü olduğuna dair aldırılan rapor doğrultusunda, ibranamenin takip tarihinden önce mi yoksa sonra mı verildiğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

21.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/1351, K. 2026/4357, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-1351-e-2026-4357-k-42f74c69c968