Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/5213 E. 2024/9106 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5213
- Karar No
- 2024/9106
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/469 E., 2023/302 K. SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Gerekçeli karar başlığında "karşılıksız yararlanma" şeklinde yanlış yazılan suç adının, mahallinde "mühür bozma" olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.06.2014 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 27.04.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir. 3.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, dava zamanaşımın durduğu süre dikkate alındığında, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.