Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3556 E. 2024/9137 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3556
Karar No
2024/9137
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Kullanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/638 E., 2023/332 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ile verilen düşme hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıklar hakkında dava şartı olan mütalaaya uygun olarak sahte fatura kullanma suçundan kamu davası açıldığı halde bozma üzerine, sahte fatura düzenleme suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme hükmü kurulması hukuka aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak yargılamaya engel olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanıkların yargılama konusu sahte fatura kullanma eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca belirlenecek cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, hüküm tarihi itibarıyla 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ancak aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.04.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3556, K. 2024/9137, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-3556-e-2024-9137-k-77771d4cdc9b