Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/793 E. 2025/3154 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/793
- Karar No
- 2025/3154
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E., 2020/128 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, iftira, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı sanık ... hakkında verilen kararın ise temyiz edilemez olduğu, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında "05/08/2013" eksik ve yanlış yazılan suç tarihinin, nitelikli dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçları yönünden "18.11.2006", iftira suçu yönünden "08.12.2006", hürriyeti yoksun bırakma suçu yönünden ise "27.11.2009" şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Kararlara Yönelik Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, karar tarihi itibarıyla aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Kişiyi Hürriyeti Yoksun Bırakma Suçlarından, Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyeti Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıkların ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
III. Sanık ... hakkında Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hükme Yönelik 5237 sayılı TCK'nın 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçu yönünden; TCK'nın 267/8. maddesi uyarınca iftira suçundan dolayı dava zamanaşımının, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, mağdur ... hakkında verilen beraat kararının 21.06.2013 tarihinde kesinleştiği, zamanaşımın 21.06.2013 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, bu itibarla; zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden, temel ceza belirlenirken uygulama maddesi olarak ayrıca aynı Kanun'un 268. maddesinin gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün 4-a fıkrasındaki "268 maddesi yollamasıyla" ibaresinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV. Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinin yollamasıyla 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçu yönünden; TCK'nın 267/8. maddesi uyarınca iftira suçundan dolayı dava zamanaşımının, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, sanığın kimlik bilgilerini kullandığı mağdur ... hakkında verilen beraat kararının 21.06.2013 tarihinde kesinleştiği, zamanaşımın 21.06.2013 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, bu itibarla; zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.