Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/5608 E. 2024/8861 K. – Resmi Belgenin

Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5608
Karar No
2024/8861
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/305 E., 2021/485 K. SUÇ : Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Sanığın temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli kararı "Sanığın TCK'nın 206. maddesi uyarınca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması gerektiği halde yazılı gerekçe ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde rutin kontrol yapan kolluk görevlilerince şüphe üzerine sanığın içerisinde bulunduğu otomobilin durdurulduğu, araç içerisinde bulunan diğer şahsın sanığa uyuşturucu madde verdiğinin tespit edilmesi üzerine, söz konusu eylem nedeniyle hakkında işlem yapılmasını engellemek amacıyla, sanığın, kardeşi ...'ya ait nüfus cüzdanını kolluk görevlilerine ibraz edip, adı geçen hakkında soruşturma işlemlerinin yapılmasını ve Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/352 esasına kayden kamu davası açılmasını sağladığı iddiasıyla açılan kamu davasında, mahkemece sanık savunması, Yargıtay bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği sabit kabul edilip temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için ise, bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesinin gerekmesi karşısında; Somut olayda, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan şüpheli olarak yakalandığı ve hakkında soruşturmaya başlandığı sırada sanığın, kardeşi Bayram Kızılkaya'ya ait nüfus cüzdanını kolluk görevlilerine ibraz edip, adı geçen hakkında soruşturma yürütülmesini ve kamu davası açılmasını sağladığı anlaşılmakla; sanığın suç işlediği şüphesi ile yakalandığı sırada kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması eyleminin seri muhakeme usulüne tabi 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; Sanığa isnat edilen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü'nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/305 Esas, 2021/485 Karar sayılı kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/5608, K. 2024/8861, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-5608-e-2024-8861-k-42c09b30b2a2