Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/487 E. 2025/12516 K. – Dini İnanç Ve
Konu: Dini İnanç Ve Duyguların İstismarı Suretiyle Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/487
- Karar No
- 2025/12516
- Karar Tarihi
- Konu
- Dini İnanç Ve Duyguların İstismarı Suretiyle Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/352 Esas, 2019/54 Karar SUÇ : Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, hüküm tarihinde Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi idaresi aracılığıyla da kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle sanığın yanıltıldığı ve ek kararın sanık müdafiine tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, temyiz istemlerinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun “Belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası” başlıklı 17 nci maddesinde yer alan; “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmüne göre; yokluğunda karar verilen sanık müdafiinin bildirmiş olduğu iş yeri adresine 22.02.2019 tarihinde daimi çalışanı ....'e gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de; ....'nin sanık müdafiinin daimi çalışanı olmadığı ve yapılan tebligatın usulsüz, sanığın öğrenme üzerine 21.10.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla; temyiz talebinin reddine ilişkin 28.05.2020 tarihli ek karar kaldırılarak ve 26.08.2020 tarihli temyiz istemlerinin reddine ilişkin ikinci ek kararın hukuki değerden yoksun olduğunun tespitiyle yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,02.10.2025 tarihinde karar verildi.